Bu mektûb, yine nakîb seyyid şeyh Ferîde
yazılmışdır. Zâhiri, islâmiyyetin emrlerini
yapmakla süslemek ve bâtını, Allahü teâlâdan
başka şeylere bağlamamak lâzım geldiği
bildirilmekdedir:
Allahü teâlâ, sizi, bilinen ni’metlere ve
bilinmeyen se’âdetlere kavuşdursun! Bilinen
ni’metler, zâhirin ya’nî bedenin, ahkâm-ı
şer’ıyyeyi yapmakla süslenmesidir “alâ
sâhibihessalâtü vesselâmü vettehıyye”.
Görünmeyen, ma’nevî se’âdet de, bâtının ya’nî
kalbin ve rûhun, Allahü teâlâdan başka şeylere
bağlanmakdan kurtulmasıdır. Acabâ hangi seçilmiş
kimseyi bu iki ni’metle şereflendirirler?