hazret-İ ömer'İn üstünlüğü İle İlgİlİ ResûllullahIn rüyasI
Sekizinci Menâkıb: (Mesâbîh-i şerîf)in sahîh hadîslerinde, Ebû Hüreyre “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinden rivâyet edilir. Dedi ki, Resûlullahdan işitdim: Hazret-i Peygamber “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular. Rü’yâda, kendimi, etrâfı örülü kuyu yanında gördüm. Bir küçük kova var idi. O kuyudan o kova ile Allahü teâlânın dilediği kadar su çekdim. Sonra İbni Kuhâfe [Ebû Bekr] aldı. O da o kova ile kuyudan su çekdi. Bir kova, ya iki kova çekmekde za’îflik var idi. Allahü teâlâ za’îfliğini afv eder. Sonra o küçük kova, büyük kova oldu. Ona gırba derler. Sonra o kovayı bir kimse aldı. Gördüm ki, bu kuvvetli ve kudretli kimse, o kova ile su çekiyor. Bu su çeken Ömer “radıyallahü anh” idi. Ömer “radıyallahü anh” o kadar su çekdi ki, kimse o kadar su çekmedi. İnsanlar o kuyu yanında bir yer yapdılar. Develer su içdikden sonra, orada çöküp, istirahât eder, sonra bir kerre dahâ su içerler idi. (Mesâbîh)i şerh eden “rahimehullahü teâlâ” beyân etmişdir ki, hazret-i Resûl-i ekrem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” Ebû Bekr “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerine za’îf nisbet etmekden, hilâfetlerinde bir naks ve taksîr olduğundan dolayı değil idi. Zîrâ hilâfetlerinde o kadar cehd ve tehammül etdiler ki, diğer ümmet onun tehammülünden âcizdirler. O sebebden ki, hazret-i Âişe “radıyallahü anhâ” buyurdular ki; Resûlullah hazretleri, öbür âleme göç etdikden sonra, arablar mürted olup, nifâkı izhâr etdiler [fitne çıkardılar]. Babam üzerine meşakkatden ve musîbetden öyle şeyler indi ki, eğer büyük dağlar üzerine inse idi, dağı küçültüp, dağıtırdı. Belki, za’îf nisbet etmeleri, buna işâretdir ki, hazret-i Ömer zemân-ı şerîfinde, memleket fethi fazla oldu. İslâm askeri kuvvetlendi. Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk “radıyallahü teâlâ anh” zemân-ı şerîfinde olan fetihden fazla idi. Çünki, Sıddîkın hilâfetleri zemânı az idi. Zîrâ iki seneden ziyâde halîfelik yapmışdır. Hazret-i Ömerin hilâfeti on sene oldu. Ba’zı şârihler [şerh edenler] dediler ki, hazret-i Peygamber “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” (iki büyük kova) buyurdukları iki sene ve birkaç gün hilâfet müddetine işâretdir. (Allahü teâlâ za’îfliğini afv etsin) zâhiren işâretdir. Hazret-i Ebû Bekr “radıyallahü teâlâ anh” tarafından kusûr meydâna gelmesin. Ammâ Elhamdülillah; vilâyetlerinde kusûr etmediler. Allahü teâlâ za’îfi afv eder; buyurduklarının vechî bu ola ki, kuyudan su çekmelerinde olan za’îflik, zemânı şerîflerinde olan irtidâda (arabların mürted olmasına) ve münâfıkların çokluğuna ve zekât inkâr edenlerin olmasından dolayıdır. Magfiret ile düâ eylediler, tâ işitenler yanında muhakkak ola ki, za’îflik, kendi kusûru ile olmayıp, zemânın değişikliği dolayısiyledir.
| Anasayfaya dön | Konulara dön |
| Sadakat.Net©İslami web hizmetleri | |