İslam terörü olmaz

 

Amerika’daki intihar saldırılarını bahane eden Türk medyası, ısrarla İslam terörü tabirini kullanmaya başladı. Ekrana bir binanın yanışını getiriyor, arkasından namaz kılan müslümanları gösteriyor. Uçakta Kur’an-ı kerim bulundu, seccade bulundu, tesbih bulundu işte İslam terörü diyor.

 

Herhangi bir Müslüman suç işleyince, suçlu İslamiyet mi olur? Hıristiyan Sırplar, ne zulümler yaptı. Kim Hıristiyan zulmü veya Hıristiyan terörü dedi? Hıristiyan Ermenilerin, Yunanlıların, Rusların zulümleri pek meşhurdur. Kim buna Hıristiyan zulmü veya terörü dedi? Denmesi de yanlış ve çirkin olur.

 

Almanlar, Fransızlar, İtalyanlar terör çıkarsa, buna Hıristiyan terörü mü denir? Yoksa Alman terörü, Fransız terörü, İtalyan terörü mü denir? Terörün din ile ilgisi yoktur, olamaz. Hele İslam terörü asla olamaz. Müslümanlıkta, hayvana, ağaçlara, otlara binalara bile zarar vermek yoktur. Hele intihar hiç yoktur.

 

Diyelim ki, Amerika’daki terörü Türkiye’den bazı kimseler yapmış olsa, Türk terörü mü denir, yoksa Müslüman terörü mü denir? Amerika’daki terörü kim yaptıysa onların terörü olmaz mı?. Taliban yapmışsa, Taliban terörü denir, Filistin yapmışsa Filistin terörü denir. Japon yapmışsa, Japon terörü denir. Mensup olduğu din ile terörün ne ilgisi vardır? Türk medyası bulanık suda balık avlıyor. Vur abalıya kabilinden her fırsatta Müslümanlığı suçluyorlar. Devamlı ekrana namaz kılanlar getiriliyor. Bu yapılanlar apaçık bir din düşmanlığıdır. Amerika’da da bu yönde saldırılar başlamış, Müslümanlara karşı bir cephe alınmıştır.

 

İslamiyetten önce, Arabistan halkı çok vahşi idi, gerici idi. Kâbeyi çıplak olarak tavaf eder, tesettüre riayet etmezlerdi. Putlara tapar, kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi. Şarapçı, kumarbaz, faizci ve tefeci idiler. İslâmiyet gelince, bunların hepsi kaldırıldı. İnsanlar medenileşti. Resulullahın vefatından sonra, İslâmiyeti bırakıp dinden dönüp, eski kötülüğe dönenlere mürted ve mürteci adı verildi. Dinden dönmeye de irtica dendi. Her müslüman, bu irticayı sevmez.

 

Bu tabirler, Tanzimat’a kadar bu manada kullanıldı. Devrimcilerin ve evrimcilerin tepki, etki ve yetkisiyle Tanzimat’tan sonra, dini bırakmaya değil, müslümanca yaşamaya irtica dendi. Namaz kılan, içki içmeyen, tesettüre uyan müslümana da gerici dendi. Mürtede, aslını inkâr edene, ahlâksıza, edepsize, soysuza, ayyaşa, Türk düşmanına ilerici denmeye başlandı.

 

Üniversiteyi bitirmiş, ilim, sanat, ticaret sahibi, ahlâklı, faziletli, vergilerini veren, kanunlara uyan ve herkese iyilik eden, hakiki bir müslüman, bu taşkınlıklara katılmadığı için, gerici olmaktadır. Böyle ilericiler, gençleri fuhşa, tembelliğe, dünyada felakete, ahirette de sonsuz azaplara sürüklüyorlar. Aile yuvalarının yıkılmasına sebep oluyorlar. Kısacası, gayri müslimlerin yalnız ahlaksızlıklarını taklit edenlere ilerici diyorlar. Müslümanlar gibi, Cennete, Cehenneme inanan Avrupalılara, Amerikalılara da gerici demediklerine göre, Müslümanlara, kendi ahlâksızlıklarına uymadıkları için gerici diyorlar.

Her fırsatta, Müslümana, dinci, köktendinci, çağdışı, gerici, irticacı, çember sakallı, örümcek kafalı, yobaz, mürteci, bağnaz, mutaassıp, tutucu, muhafazakar, softa, aşırı sağcı, ilkel, şeriatçı, tarikatçı, hilafetçi, padişahçı, saltanatçı, fundamentalist, radikal gibi yaftalarla saldırıyorlar, tesettürü, tesbihi, takkeyi bahane ederek dini kötülüyorlar, Müslümanlığa şark dini, hortlatılan kara kuvvet, Kur'an-ı kerime çöl kanunu, ibâdete müzik karıştırmaya uygar batı dini, haram işleyenlere sanatçı diyorlar. Şimdi de İslam terörü çıkardılar. Müslümanlar dostunu düşmanını iyi bilmelidir.

 

Hayvan ve insan kesenler

Amerika’daki olayları bahane ederek Müslümanlığa saldıran din cahili bir yazar diyor ki:

“Bak, en büyük ibadetin, bir hayvanı yatırıp boğazlamak olduğunu kabul eden bir kültürün [bir dinin], bugün yeryüzünün en acımasız, en vahşi, en kanlı, en bıçaklı-satırlı terörü ile suçlanması, bence rastlantı değil. Bahçelerinde besledikleri kuzuları gözlerinin önünde kesile kesile büyüyen ve böylece Cennete gideceklerine inandırılan çocuklar, belli şartlarda kan akıtmaktan, kesmekten, öldürmekten kaçınmıyorlar.“

 

Müslümanlık yeni mi geldi? 1400 yıldan beri yok mu? Bu Zamana kadar kurban kesen müslümanlar, eli satırlı anarşist mi oldu, hep insan mı kestiler? Bu cehalet mi, yoksa dine saldırmak için bir bahane mi?

 

Kurban kesmek en büyük ibadet sözü de yanlıştır. Kurban kesmek, zengin olan kimseye sadece Hanefi mezhebinde vacip, diğer üç mezhepte ise sünnettir. Yani kurban kesmeyen günaha girmez. Müslümanlıktaki en büyük ibadet ne olduğunu, farz, vacip, sünnet, mekruh gibi terimlerin neyi ifade ettiğini, din cahili yazar,  nereden bilsin ki? O, sadece bahaneler bulup Müslümanlara çamur atmayı bilir.

 

Kurban kesme sünneti sadece Müslümanlıkta değil, Yahudilerin de, Hıristiyanların da Peygamber olarak kabul ettikleri İbrahim aleyhisselamın sünnetidir. İbrahim aleyhisselam oğlunu kesmeyip, bir koçu kestiği için, bu sünnet asırlardan beri devam etmektedir.  Çocukların sünnet olmaları da İbrahim aleyhisselamdan kalmıştır.

 

Müslüman kültüründe yetişen kimse, vahşi bir terörist oluyorsa, bu yazar, dağda yetişmedi ya... O da Müslümanların arasında büyüdü. Kurban kesiminden hiç mi etkilenmedi? Demek ki kurban kesmenin terörle bir ilgisi yok. Ama Müslümanlara saldırmak için yazar, kurban kesmeyi bahane ederek Müslümanları potansiyel terörist olarak göstermeye çalışmaktadır.

 

Hıristiyan Avrupa gibi, yerli ateistler de, hayvan kesmeye değil, kurban kesmeye karşıdır. Fakat bunu hayvan hakları adı altında yapıyorlar.

 

Avrupalılar, hayvan kesip hiç et yemiyorlar mı? Yahut zevk için boğa güreşleri düzenleyip, sonunda boğayı şişleyip öldürmüyorlar mı? Vahşi hayvanları öldürüp kürklerini giymiyorlar mı?  Çinliler, Japonlar kedi köpek kesip yemiyorlar mı? Bunların maksadı hayvan korumak değil, Müslümanlığa saldırmak için bahane aramaktır.

 

Gazetelerde okuyanlar görmüştür. Bir kış günü hayvanları koruma derneğinin bir toplantısına gelen bayanların hemen hepsinde astragan denilen kuzu postu, Samur veya vizon kürkler vardı. Bunların maksadı, hayvanları korumak değil, edebiyatını yaparak Müslümanlığa çatmaktır.

 

Terörü, müslümanım diyenler yapınca, en acımasız, en vahşi, en kanlı, en bıçaklı-satırlı terör oluyor da, gayri müslimler terör yapınca, sevecen, uygar ve kansız bıçaksız mı oluyor? Bosna-Hersek, Kosova, Türkistan, Cezayir, Çeçenistan, Karabağ, Filistin ve daha başka ülkelerde yıllarca yaptıkları zulüm insancıl mıydı? PKK’lılar arasında Hıristiyan Ermenilerin bulunması, yapılan katliamları sevecen hale mi getiriyor? Bu ne sakat görüş böyle? Hıristiyan Sırpların yaptığı zulümlere, biz Hıristiyan terörü mü dedik? Herkes Sırp zulmü dedi.

 

Din cahili yazarın, varsa eğer, Müslümanların suçlarını Müslümanlığa yamamak istemesi, Müslümanlığı terör dini gibi göstermeye çalışması, onun kötü maksatlı olduğunun açık delilidir.