Evrensel hak din yalnız İslam’dır 

 

Bir ateist, İslamiyet’in evrensel olmadığını, sadece Arapların dini olduğunu söyleyerek bazı sualler sordu. Ateist, Kur’an evrensel midir diyor.

CEVAP

Elbette evrenseldir. Başka bir din de gelmeyecektir. Hz. Muhammed son Peygamberdir. Kur’anda bildiriliyor ki:

(Muhammed, Allah’ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur.) [Ahzab 40]

(De ki, ey insanlar, ben, Allah’ın hepiniz için gönderdiği Resulüyüm.) [Araf 158]

(Biz seni bütün alemlere rahmet olarak gönderdik.) [Enbiya 107]

 

(Hak din yalnız İslam’dır.) [Al-i İmran 19]

(İslam dininden başka din isteyenlerin, dinlerini Allah kabul etmez.) [Al-i İmran 85]

(Her dinden üstün kılmak üzere, resulünü, doğruluk rehberi Kur’an ve hak din İslam ile gönderen Allah’tır.) [Feth 28]

 

Ateist diyor ki: Oruç ve namaz olayını ele alırsak, tüm ibadet zamanlarını ay ve güneşin hareketlerine göre belirleyen İslamiyet, sadece Arabistan yarımadasına hitap eder. Bu da İslamiyet’in evrensel olmadığını göstermez mi?

CEVAP

Ay ve Güneş sadece Arabistan’da mı doğuyor? Avrupa, Asya, Amerika, Afrika’da ve Avustralya’ya güneş doğup batmıyor mu? Kur’an, yalnız Araplara mı hitap ediyor. Ey akıl sahipleri, Ey insanlar, Ey iman edenler, Ey kâfirler, Ey kitap ehli diye birçok âyet vardır. Akıl sahipleri sadece Arabistan’da mı? İnsanlar, iman edenler ve kâfirler yalnız Arabistan’da mı yaşıyor? Bu ne bozuk mantık!

 

Ateist diyor ki: Aynı ibadetler, kutuplarda veya oraya yakın yerlerde yapılmaya kalkılsa bir oruç günü 6 ay sürebilecek ve insanlar 6 ay boyunca nasıl aç kalabileceklerdir? 

CEVAP

Bu, dini bilmemekten ileri gelen bir düşüncedir. Kur’an-ı kerimde her şey açıkça yazılmamıştır. Bunun açıklamasını Allahü teâlâ, Peygamberine havale etmiştir:

(Kur'anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

 

Hadis-i şerifler de dinimizde delildir. Ayrıca iki delil daha vardır. Birinin adı icma öteki de kıyas-ı fukahadır. Siz bunları bilseydiniz ve inansaydınız o soruları gündeme getiremezdiniz. Namaz, oruç ve diğer ibadetler bu delillerle anlaşılır. Birkaç saat fark aynı ülkede de olabilir. Hatta aynı şehirde bile kışın geceler uzun yazın kısadır. Yazın gündüzler birkaç saat daha fazla uzun diye oruç tutulmaz mı? Allahü teâlâ şöyle ayarlamıştır ki, kameri aylar, her yıl on gün önce gelir ve yılın her mevsimine isabet eder. Mesela Ramazan ayı, kışın kısa günlere geldiği gibi, çok uzun olan yaz günlerine de gelmektedir. 36 senede bir aynı güne gelir.

 

Kur’anda, beş vakit namazın vakitleri, çeşitli âyetlerde bildirildiği halde, Beş vakit namaz tâbiri geçmez. Sebeplerinden birisi de, kutuplarda ve kutuplara yakın yerlerde, beş vakit namazın hepsinin vaktinin girmemesidir. Zengin, İslam’ın beş şartını da yapmakla yükümlü iken, fakire zekat vermek ve şartları yoksa, hacca gitmek de farz değildir. Şu halde, İslam’ın şartlarını eda etmek zengine göre beş iken, fakire göre üçtür. Fakire de, (Sen İslam’ın beş şartını yapmaya mecbursun) denilemediği gibi, kutuplardaki Müslümana da, beş vakit namaz kılma mecburiyeti olmaz. Kılınırsa iyi olur. (Nimet-i İslam) 

 

Ramazan ayı gelince, oruç tutmak farz olur. Ancak seferi olanın oruç tutması farz değildir. Kutuplara ve aya giden Müslüman, seferi ise oruç tutmaz. Geriye dönünce kaza eder. Gündüzleri 24 saatten daha uzun yerlerde, mesela altı ay gündüz olan yerlerde, oruca saat ile başlanır ve saat ile bozulur. Gündüzü böyle uzun olmayan, vakitleri normal teşekkül eden, yani gündüzleri 24 saatten az olan bir şehirdeki Müslümanların zamanına uyularak oruç tutulur. (Dürer)

 

Ateistin deveye benzeyen mantığı 

Ateist diyor ki: Kuran’da adı geçen deve, hurma türü şeyler ancak Arabistan yarımadasında yetişen canlı türleridir. Sadece çöl bitkileri ve çöl hayvanlarını içeren Kur’an nasıl evrensel olabilir?

CEVAP

Ne kadar bozuk bir mantık bu! Hangi öğretmen öğrencisine, bilmediği görmediği şeylerden örnekler verir ki? Elbette herkesin bildiği bir örnek verilir. Kur’anın Arapça olarak gönderilmesi de böyledir. Yani Arap olan insana Türkçe veya İngilizce bir dil ile gönderilse idi ne anlayacaklardı? Bununla beraber, Kur’anda, incir, zeytin, nar, üzüm, kiraz, muz gibi meyvelerden, hıyar, sarmısak, soğan, mercimek gibi sebzelerden ve buğday arpa gibi ekinlerden de bahsedilir. Birkaç âyet meali özetle şöyledir::

(Ekinleri, zeytin ve narları yaratan Allah’tır.) [Enam141]

(Allah, ekin, zeytin, hurma, üzüm ve diğer meyveleri bitirir.) [Nahl 11]

(Bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.) [Abese 25]

 

(İncir ve zeytine and olsun.) [Tin 1]

(Musa’nın kavmi, çeşitli sebze, hıyar, sarmısak, mercimek ve soğan istedi.) [Bekara 61]

Allah gökten su indirip çeşit çeşit meyveler yarattı.) [Saffat 41]

 

(Hurma, üzüm bağları, zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik.) [Enam 99]

(Amel defterleri sağdan verilen mutlu kimseler için Cennette sedir ağaçları kiraz, muz ve bol meyveler vardır.) [Vakıa 27- 44]

 

Kur’anda Cennet şöyle tasvir edilir:

(Cennetin içinde su, süt, şarap ve bal ırmakları ile meyvelerin her çeşidi vardır.) [Muhammed suresi 15]

 

Bir hadis-i şerif de şöyledir:

(Cennette, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, hayal bile edilemeyen nimetler vardır.) [Buhari]

 

Kur’an-ı kerimde, at, eşek, katır, koyun, keçi, inek, köpek, domuz, kurt, maymun, zebra, aslan, balık birçok hayvan ismi geçer. Bunların arasında deveyi görmek art niyetin işaretidir. Bekara suresi bir hayvan adıdır. Sığır demektir. Enam suresi var, [kurbanlık] hayvanlar demektir. Fil suresi var. Daha başka hayvan ismi olan sureler de vardır. Birkaç âyet-i kerime meali şöyledir:

(Rabbin bal arısına, her çeşit üründen, çiçekten yemesini öğretti. Karınlarından şifalı bal çıkardı. Düşünen bir millet için bunda ibret vardır.) [Nahl 68,69]

(Yunusu bir balık yuttu.) [Kalem 142]

(Allah, erkekli dişili sığır da yarattı.) [Enam 144]

 

(Yahudilere tırnaklı hayvanlar ile sığır ve koyunun iç yağını haram kıldık.) [Enam 146]

(Kâfirler hayvan [davar] gibidir, hatta daha aşağıdır.) [Furkan 44]

(Allah sekiz çift hayvan yaratmıştır: Koyundan iki ve keçiden iki...) [Enam 143]

 

(Sizin için at, katır ve eşekler yaratılmıştır.) [Nahl 8]

(Mağara ehlinin köpekleri de vardı.) [Kehf 18]

(Onlar, aslandan ürküp kaçan yaban eşeği [zebra] gibidir.) [Müddesir 50,51]

 

(Onlara, aşağılık maymun olun dedik.) [Araf 166]

(Rabbin fil sahiplerinin üstüne ebâbil kuşlarını gönderdi.) [Fil 1- 4]

(Evlerin en dayanıksızı örümcek yuvasıdır.) [Ankebut 41]

 

(Musa’nın asası bir yılan olmuştu.) [Araf 107]

(Onlara; tufan, çekirge, haşarat, kurbağa ve kan gönderdik.) [Araf 133]

(Domuz eti ve canavarların öldürdüğü hayvan haramdır.) [Maide 3]

 

(Yusuf’u kurt yedi dediler.) [Yusuf 17]

(Süleyman'ın, cin, insan ve kuşlardan müteşekkil orduları vardı.) [Neml 17]

(En çirkin ses eşek sesidir.) [Lokman 19]

Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri