2. KISIM
Konusu: a) G i r i s ..
b) Eserin yazılmasına ' nasıl başlandığı..
Rahman Rahim Allah'm adı ile.. Âlemlerin Rabbı Allah'a hamd olsun.
Salât ve selâm; efendimiz Muhammed'e, âline ve ashabının tamamı­na şamil olsun.
Ya Resulellah, salât ve selâm sana...

2 K IS I M - GİRİŞ                                             17
Ya Habibellah, salât ve selâm sana.'..
Ey Evvel Gelenlerin, Sonra Gelenlerin Efendisi, salât ve selâm sana...
Sonra...
Bu eserin derlenip yazılmasına kalkmaya ve başlamaya sebeb olan durum şudur :
Hicrî 1259 (M. 1843) yılı rebiülâhir ayında, kendi hücremizde tevec­cüh halindeydik.
Bu halde bulunduğumuz sırada; Enbiyanın Sultanı Evliyanın Asfi-yanın Müttakilerin Baş Tacı Efendimiz Hazretleri zuhur etti. Allah, ona. salât ve selâm eylesin.
Bu hiç bir şey hükmünde olan kula; ihsan, mürüvvet, lütuf ile Şöyle buyurdu :
—  Nuri, evlâdım, vakitler bir başka oldu. Aşık, sadık,' mana yüzünü görmeyi isteyen ümmetlerim; esenlikle yollarını bulup hoşnutluk yoluna bel bağlayarak vuslat sırrına nail olsunlar.
Sofilerden bazısı da; arada vasıta olmadan takvası üzere giderek, yollarını düzeltmek için özlerine bir kabiliyet gelsin.
Zira, biralay kimseler vardır ki; ehlüllah kisvesini giymiş, kemer bağlamış, başına taç giymiş, şeriatıma da itibar etmemiş durumdadır. Geçen halinden ve tecellisinden söz ederek; ehlüllahın yazdıkları risale­lerden ve şiirlerden ezberleyip meclis meclis gezip o hallerden dem vu­rurlar.
—  Kal ile hal ettim. (Söz ederek manaya erdim.)
Kıyası ile; kendi akıl, yersiz arzu ve nefsi ile vehmedip anladığı gibi konuşur. Hal böyle iken; gidişatımın, şeriatımın dışında itaat ve boyun eğmekteki kusurunu da görmez.
—  Zevk ehli, hal ehli biri imiş... Desinler diye, ayrıca :
—  insanlar arasında şöhretim artsın...
Düşüncesi ile hep kendi sapıtır, hem de başkalarını saptırır; bundan da habersizdir. Bu yüzden de, bazı okuyup yazması olmayan mahabbet ehli ümmetlerin yollarını kesmeye sebeb oluyorlar.
Miftah'ül - Kulûb — Gönüller. Açan Kitap, F. : 2

18                         MİFTAH'ÜL - KULÛB - GÖNÜLLER AÇAN KİTAP
Bu arada ilmi isteyenlere, bildiği ile amel eden bilginlere, ibadet ehli iyilere de :
— Tarikattan nasipsiz.. Haricî..
Deyişi ile taş atılıp bütün tarikatlara eğri baktırmağa da sebeb olu­yorlar.
Bununla beraber; ilim yolunda olanlar, bildiği ile amel eden bilgin­ler, ibadet ehli iyiler Şeriat-ı Ahmediyemi bilirler. Muhammedi gidişatı­ma, üstün sünnetlerime temiz kalble bağlanıp tutunurlar. Böylece bizi bu­lurlar.
Ehlüllahın tamamının, ümmetin iyilerinin, aşık, sadık tüm ümmet­lerimin elinde şeriat bir asadır; gidişatım üzerlerinde bir abadır; Allah rızasını elde etmek dillerinde bir gıdadır. Bu böyle olmadıkça; kimse bizi bulamamıştır, bulamaz da... Anlatılanın dışında bir adım giden yolundan kalır; yüzünü haricîler zümresine döndürmüş olur. Bunun böyle olduğu­nu anlamaz, kendisinin hiç bir şey elde edemeden kaldığını da bilmez. Doğ­ru olanlara da kötü gözle bakılmasına, taş atılmasına sebeb olur.
Aralarında bazı kabiliyetli olanlar vardır. Ne var ki, bunlar da hal­den habersiz taklitçi olarak sözde kalırlar. Gidişatlarında ve bu yola gi­rişte/kendileri mükemmel bir mürşide muhtaç oldukları halde, mürşidlik iddiası ile geçinirler. Ne var ki, şundan da haberleri yoktur : Soğuk de­mir döverler.
îşte bu helak uçurumu mertebesinden, her birinin tecellisi gereği yakalarını kurtarmalarına sebeb olacağı gibi; şeriat, tarikat, hakikat, vuslat nedir bilmeleri için bir risale yaz. Aşık, sadık, mana yüzünü gör­meyi isteyerek doğru yollarını bulsunlar.
Yazılacak risalenin adı da şu olsun : MÎFTAH'ÜL - KULÜB SIRR-I ŞEMSEDDÎN.. (GÖNÜLLER AÇAN ŞEMSEDDÎN SIRRI..)
Böyle bir emir vermeleri üzerine :
— Memur mazurdur.
Kuralına göre, Enbiya Sultanı Resul-ü Kibriya Allah'ın Sevgilisi kı­yamet gününün şefaatçisi efendimizin fermanı yerine getirilmesi gereken bir vazifesidir; Allah ona salât ve selâm eylesin.

2. KISIM - GİRİŞ                                              19
Efendimiz Hazretlerine tabi olmakta, emrini yerine getirmekte olan bu âciz kul ümmeti; bu risaleye başladı. Yüce Allah'ın vereceği başarı ile güzel bitmesi için niyaza geçti.
Bu durumda, kâtibin elindeki kalem, atıcının elindeki ok ve yay du­rumunda olduğumuzdan; umulan odur ki : Hatasını, yanlışını af eteği ile okuyanlar örteler. Çünkü :
— El-insan mahallün-nisyan.. (Unutma yeridir insan..)
Manası bizim içindir.                                   
Başarımı Allah'a bağlarım. O'na dayanır, O'na güvenirim.1
(1) Hud suresinin 88. âyetidir.
Anasayfaya dön Kapak Sayfası
Sadakat.Net © İslami web hizmetleri