01. Bölüm - 02. Bölüm - 03. Bölüm - 04. Bölüm - 05. Bölüm - 06. Bölüm - 07. Bölüm
  08. Bölüm - 09. Bölüm - 10. Bölüm - 11. Bölüm - 12. Bölüm - 13. Bölüm - 14. Bölüm
15. Bölüm - 16. Bölüm
 

 "Evet, ben de şaka yaparım, fakat şaka yaparken bile sadece hakikatı söylerim." 
Peygamberimiz (a.s.m)

Peygamberlerden sahabilere, velilerden âlimlere, padişahlardan paşalara hakikat incileri.

Gülümsemek...
Gülümsemek...
Herkes espri yapar: İyi ya da kötü, doğru veya yalandan oluşan...
Peki meşhur insanlar espri yaparlar mıydı? Onların esprileri sadece güldürmek için miydi?
Bu sayfada Peygamberlerin, velilerin, padişahların, sadrazamların, kısaca yabancısı olmadığınız hatta
birçok hususta kendinize örnek aldığınız insanların esprilerini bulacaksınız.

Güleceğiniz, ama sadece gülüp geçemeyeceğiniz esprilere hoşgeldiniz.        Eser: Abdullah ARIDORU


1. HATALARIMI  HATIRLAYINCA Hz. İbrahim (a.s) cehennemi her hatırlayışında ağlardı. Hatta, bu esnada kalbinin atışı bile duyulurdu.
Bir gün Cebrail (a.s.) gelip ona:
"Ya İbrahim! Sen hiç dostun azap verdiğini gördün mü? Sen Allah'ın dostusun. O halde Allah'ın azabı
olan cehennemden korkup ağlaman niyedir?"  diye sordu.
Bunun üzerine Hz. İbrahim (a.s.) cevaben şöyle buyurdular:
"Ya Cebrail, hatalarımı hatırlayınca, dostluğumu unutuveriyorum." ***
2. ŞİMDİ  CANIMI  AL
Hz. İbrahim (a.s.) ruhunu almaya gelen ölüm meleğine:
"Hiç dostun dostunu öldürdüğünü gördün mü?" diye sorması üzerine Allah'ü Teala da İbrahim (a.s.)!a:
"Hiç dostun dostuna kavuşmayı kötü gördüğünü mü duydun mu?" diye vahyetti.
Bunun üzerine Hz. İbrahim (a.s.) ölüm meleğine şöyle dedi:  "Şimdi canımı al." ***
3. AÇLARIN  HALİNİ  NASIL  ANLAYABİLİRİM?
Hz. Aişe (r.a.) rivayet etmektedir:  Mısır'da kıtlık olduğu yıllarda Hz. Yusuf (a.s.) üç günde bir yemek
yerdi. ona (a.s.): "Bütün zahire ambarları senin elinin altında olmasına rağmen neden üç günde bir
yemek yiyorsun?" diye sordular.
Hz. Yusuf (a.s.) kendisine sorulan bu soruya şu soruyla karşılık verdi:
"Benim karnım tok olsa, etraftan zahire almaya gelen açların halini nasıl anlayabilirim?"  ***
4. ACI  SÖZ  YEDİRMEYİN  DE
Lokman Hekim'e: "Hastamıza ne yedirmemizi tavsiye edersiniz?" diye sorduklarında,
ondan şu cevabı almışlar: "Aman, acı söz yedirmeyin de, ne yese olur." ***
5. ACABA  SANDIKTA  NE  VAR?
Lokman Hekim, ailesine bir sandık bırakarak şöyle demiş:
"Ben öldükten sonra bu sandığı açmadan satışa sunun, oradan alacağınız paralar sizindir."
Lokman Hekim vefat edince ailesi onun bu isteği üzerine sandığı satmış. Sandığı alan şahıs ise
heyecanla "acaba sandıkta ne var" düşüncesiyle sandığı açınca, üzerinde şöyle yazan bir kemikle
karşılaşmış:  "Ayağını sıcak tut, başını serin; Kendine bir iş bul, düşünme derin..." ***
6. BİLGELİĞİ  KİMDEN  ÖĞRENDİN?
Lokman Hekim'e: "Bilgeliği kimden öğrendin?" diye sorduklarında ondan şu cevabı almışlar:
"Körlerden öğrendim. Çünkü onlar elindeki değnekle tam araştırmadan adım atmazlar.
Bacakları yerin sağlam olduğundan emin olduktan sonra adım atarlar...
Bundan dolayı ben de bir şey yapacağım zaman düşünür, faydalı ise konuşur, yararlı ise yaparım...
Faydasız ise bırakmayı ve susmayı tercih ederim." ***
7. AŞIKLARIN  SÖZÜ
Hüdhüd kuşu dişisini yanına çağırdığında dişisi nazlanıp onun davetini kabul etmez.
Bunun üzerine Hüdhüd kuşu:  "Ben senin için dünyayı Hz. Süleyman'ın (a.s.) tahtı da dahil alt üst
edebilecekken niçin beni reddediyorsun?" der. Süleyman (a.s.) Hüdhüd'ün bu sözünü duyunca
onu yanına çağırıp:  "Sen kimsin ki böyle yapacaksın? Ne cesaretle böyle konuştun?" diye sorar.
Hüdhüd, Hz. Süleyman'a (a.s.) şu cevabı verir:
"Ey Allah'ın Peygamberi! Aşıkların sözü ciddiye alınmaz ki." ***
8. TUTUN,  İŞTE  HIRSIZ  BUDUR
Adamın biri Hz. Süleyman'a (a.s.) gelerek, kazlarının çalındığını ve bunu komşularının yaptığını
iddia etmiş. Hz. Süleyman (a.s.) hemen halkı mescide toplamış ve:
"İçinizde biri hem komşusunun kazlarını çalıyor, hem de çaldığı kazların tüyleri kafasında olduğu
halde utanmadan mescide geliyor," demiş.
Hırsız bu sözleri duyar duymaz eliyle başını sıvazlamaya başlamış. Onun bu halini gören 
Hz. Süleyman (a.s.) şöyle buyurmuş:  "Tutun, işte hırsız budur." ***
9. NASIL  DUA  EDERİM?
Bilindiği gibi Hz. Eyyüb (a.s.) sabır ve metaneti ile dillere destan olmuştu. Bir rivayete göre o meşhur
hastalığını on sekiz sene çekmişti. Hiçbir zaman isyan etmeyen Hz. Eyyüb'e (a.s.) hanımı bir gün şöyle
sordu:
"Bu hastalığın bitmesi, çektiğin dertlerin gitmesi için Cenab-ı Hakka dua etsen olmaz mı?"
Hz. Eyyüb (a.s.), hanımına şu cevabı verir:
"Benim bolluk ve refah içinde yaşadığım müddet 80 yıldır. Çekmiş olduğum darlık ve sıkıntılı zaman
ise daha bu süreye ulaşmamıştır. Bu durumda ben Allah'tan utanırım. Ona (c.c.) bu halin üzerimden
gitmesi için nasıl dua ederim ki..." ***
10. BU  ÇENGELLER  NEDİR?
Rivayete göre, İblis'in elinde farklı çengeller olduğu halde, Zekeriyya'ya göründü. 
İblis'i o halde gören Hz. Zekeriyya (a.s.) ona şöyle sordu:
"Bu çengeller nedir?" İblis'in cevabı şu oldu:
"Ben Ademoğlu'nu bunlarla yakalar ve bunlarla aldatırım."
Hz. Zekeriyya (a.s.):  "Bana da bir çengel vurabilir misin?"  diye sorunca, İblis:
"Evet, karnını iyice doldurduğun zaman, namaz ile zikirden sana ağırlık veririz."
Hz. Zekeriyya (a.s.) bu cevabı alır almaz şöyle buyurdular:
"O halde ben de asla karnımı tam doldurmayacağım." Bunun üzerine İblis söylediğine pişman oldu
ve dedi ki: 
"Ben de bir daha hiç fikir vermeyeceğim."
 
Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri
Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri
Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri