151. BEN DAHA ÇOK İFTİHAR EDERDİM
"Ne düşünüyorsun?" diye sordu. Fuad Paşa tarih
sahnesinde hazır cevaplılığı ile şöhret bulmuş ender
isimlerden birisiydi. Gülümseyerek Padişah'a
şöyle dedi:
"Cenab-ı Hak bir insana iki göz vermiştir Padişahım.
bu gözlerden biri yi şeyleri öteki de kötü şeyleri
görür. Mustafa Paşa'ya iyilik gözü verilmediğinden,
o her gördüğü şeyi kötü görmektedir."
154.
KAHVE İÇME BAHANESİ
bahanesiyle dairesine çağırmış. Adam içeride
oturup kahvesini yudumlarken Paşa, onun kapıda duran
atını sattırıp borcunu ödetmiş. Sonra da borçlu
şahsa şöyle demiş:
"Borlu olarak at üstünde gitmektense, borçsuz
olarak yürümek daha iyidir."
155.
EFENDİMİZİN HİDDETİ
uzaklaştırmış. Kazasker buna çok üzülmüş tabii.
Bir müddet sonra da Cuma günleri Ayasofya Camiinde
hutbe okumaya başlamış. Bir Cuma günü Padişah
Abdülaziz, Cuma namazı kılmak için Ayasofya
Camiine geldiğinde hutbe okuyanın kim olduğunu
hemen tanımış. Sonra Kazaskeri yanına çağırıp,
üzerindeki elbiseyi göstererek:
"İzzet, bu ne hal?" diye sormuş. Kazasker Mustafa
İzzet, Padişahın kendisini affettiğini söylemesinden
önce bir derviş gibi eğilmiş sonra da şöyle demiş:
"Efendimin hiddeti, derviş etti İzzet'i."
156.
BİR ÖRNEKLE AÇIKLAYAYIM
"Ali ve Rüştü Paşalarla senin aranda nasıl bir
fark var?"
Fuat Paşa, hemen cevaplandırmış soruyu:
"Bu farkı bir örnekle açıklayayım efendim. Yeni
bir köprü yapılmış olsa üzerinden ben düşünmeden
geçerim. Ali Paşa, köprünün ne kadar sağlam olduğunu
inceledikten sonra geçer.
Rüştü Paşa ise köprüden bir alay asker geçirdikten
sonra geçer."
157.
BİRAZCIK İNSAF EDİN
zengin bir Ermeniye sahip çıkmak için Katolik
Ermeniler ile Gregoriyen Ermeniler arasında olay çıkmış.
Her iki taraf da sözkonusu Ermeninin kendilerine
verilmesini istiyormuş. Sadrazam ilk önce Katolik
Ermenileri dinlemiş sonra da:
"Ölen zengin Ermeninin Katolik olarak öldüğünde
emin misiniz?" diye sormuş.
Ermeniler hep birden:
"Evet," demişler.
Sadrazam, sonra da şöyle sormuş:
"Demek kiölenin ruhuna siz sahip çıkıyorsunuz?"
Katolik Ermeniler yine hep birlikte:
"Evet," demişler.
Fuat Paşa, daha sonra şöyle sonuçlandırmış:
"O halde birazcık insaf edin de; hiç değilse
cesedi Gregoriyenler alsın."
158.
İFTİRA ETMİŞLER
ilgilenip sık sık hatırını sorarmış. Yine bir
gün huzuruna çağırıp halini hatırını sorduktan sonra şunu sormuş:
"İzzet Paşa, bana senin herkese 'teres'
diyerek hakarette bulunduğunu söylediler. Bu doğru mu?"
İzzet Paşa kendisini ispiyonlayanlara sinirlenip
bir an boş bulunarak, II. Abdülhamid'e şöyle cevap
vermiş: "Söylediğinizin aslı yoktur efendim,
teresler bana iftira etmişler."
159.
SEN SAĞ OL PAŞAM
Cevad Paşa Sarrafa takılmak için:
"Nasılsın, şeytanın sol bacağı," demiş. Sarraf
Hayimaçı şöyle cevaplandırmış bu soruyu:
"Sen sağ ol paşam."
160.
SEN ZURNA ÇALMASINI BİLİR MİSİN?
Abdülhamid'e kadar ulaşmış. Padişah 'niye
bu insana münasebetsiz diyorlar,' diye düşünmüş ve onu bir
iftar yemeğine davet edip onunla tanışmak, sohbet
etmek istemiş. "Böylelikle belki de ona niye
münasebetsiz dediklerini öğrenebilirim," diye
düşünmüş. Ve hemen adamlarından böyle bir organize
yapmalarını istemiş. Emir derhal yerine getirilmiş....
İftar sofrası kurulmuş, davetliler gelip sofrada
yerlerini almış. Münasebetsiz Mehmet Efendi
denilen şahıs da davete icabet etmiş ve gösterilen yere
oturmuş. Vakit girince hep birlikte oruçlarını
açmışlar, namazlarını kılmışlar.
Sonra da sohbet meclisi kurulmuş. Padişah da aralarında
olduğu için bir ara özellikle herkes
Osmanlılardan, Osmanlı Sultanlarından, onların
başarılarından konuşmaya başlamış. Bu konu üzerine
sohbet öylesine koyulaşmış ki, herkes öyle aşka
şevke gelmiş ki; sohbetin tadına denilecek hiçbir şey
yokmuş. Bu arada Münesebetsiz Mehmed Efendi,
Sultan Hamit Hazretlerine:
"Hamit Efendi! Sen zurna çalmasını bilir misin?"
diye sormuş. Bu soruyu duyan herkes 'böyle bir sorunun
konuyla ne alakasıvar' gibilerinden birbirlerini
bakmışlar. derken Sultan Hamit Hazretleri sorulan bu
soruya:
"Hayır, ben zurna çalmasını bilmem," diye cevap
verince Mehmed Efendi az önce münasebetsiz
söylenen sözü gölgede bırakacak şu sözü söylemiş:
"Bizim çocuk da bilme de onun için sordum."
| Anasayfaya dön | Konulara dön |
| Sadakat.Net©İslami web hizmetleri | |
| Anasayfaya dön | Konulara dön |
| Sadakat.Net©İslami web hizmetleri | |