01. Bölüm - 02. Bölüm - 03. Bölüm - 04. Bölüm - 05. Bölüm - 06. Bölüm - 07. Bölüm
08. Bölüm - 09. Bölüm - 10. Bölüm - 11. Bölüm - 12. Bölüm - 13. Bölüm - 14. Bölüm
15. Bölüm - 16. Bölüm

21. OTUZ  ÜÇ  YAŞINDA Hz. Hasan rivayet ediyor:
Bir gün Resülullaha yaşlı bir kadın geldi ve:
"Ya Resülullah, beni Cennete koyması için Allah'a dua et," dedi. Peygamberimiz de:
"Ey falanın annesi, yaşlı kadınlar Cennete g,rmezecek. buyurunca kadın ağlayarak oradan ayrıldı.
Resülullah (a.s.m.) sözündeki inceliği şu açıklamasıyla daha da anlaşılır yaptılar:
"Ona haber verin, yaşlı kadınlar böyle yaşlı olarak Cennete girmeyecek,
genç olarak otuz üç yaşında girecekler." ***
22. AĞRIMAYAN  GÖZÜMÜN  ADINA  YİYORUM
Süheyb'in (r.a.) açlık canına tak etmişti. Bir yandan da tek gözü ağrımaya başlamıştı.
Süheyb (r.a.) Medine'ye gelince önüne konan hurmaları hemen yemeye başlamıştı.
Bunun üzerine Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle sordular:
"Bir gözün ağrıyor, hem de yaş hurma yiyorsun Süheyb?"
Efendimizi tebessüm ettiren şu karşılığı verdi Süheyb (r.a.):
éYa Resülullah, ben yaş hurmayı ağrımayan gözümün adına yiyorum." ***
23. ŞAKA  YAPIYOR,  DİYEYİM Mİ?
Nuayman (r.a.) şakayı seven biriydi. Arkadaşı Süveybit'e (r.a.) karnının acıktığını söyleyerek
ondan bir şeyler istedi. Süveybit (r.a.) ise Ebu Bekir'in (r.a.) gelmesinin gerekli olduğunu,
ona şimdilik bir şey veremeyeceğini söyledi. Bunun üzerine Nuayman )r.a.):
"Ya bana karnımı doyuracak bir şeyler verirsib veya seni köle diye satarım," dedi.
Süheybit (r.a.) bu söze şu karşılığı verdi:
"Sen beni köle diye satarsın da benim ağzım, dilim yok mu? Ben köle değilim, şaka yapıyor,
diyemem mi?" dedi.

Yaparsın, yapamazsınlar çoğalınca Nuayman (r.a.) kendilerini tanımayan, az ötede deve otlatan 
kişilerin yanına gidip:  "Size bir köle satmak isterim, alır mısınız?" dedi. Onlar da:
"Şayet köleni deve ile değiştirirsen alırız," dediler. Nuayman (r.a.):
"Yalnız kölemin ezberlediği bir çift söz var, kime satsam 'ben köle değilim, şaka yapıyor,'
diyerek kendini kurtarıyor. Eğer ona inanmayacaksanız satayım," dedi. Onlar ise:
"Sen fiyatını söyle, gerisine karışma," dediler. Nuayman (r.a.) da: "Fiyatı on deve" dedi.
"Kabul," dediler. Aılıcılar, az sonra da Bedir Gazisi Süveybit'in (r.a.) başına kölelik işareti koydular.
Süveybit'in (r.a.): "Bu benim arkadaşımdır, size şaka yapıyor," sözlerine:
"Biz senin bulduğun bu oyunu önceden haber aldık, yürü bakalım," diyerek alıp develerin yanına
götürdüler.
Hz. Ebu Bekir (r.a.) durumdan haberdar olur olmaz Nuayman'ın (r.a.) aldığı on deveyi götürerek
Süveybit'i (r.a.) geri aldı... Bu şaka daha sonra Peygamberimize anlatılınca o da (a.s.m.)
tebessüm buyurdular. ***
24. İŞİTMİYOR  MUSUN?
Hz. Aişe anlatıyor:  Allah Resülu (a.s.m.) bana gelerek kapıyı çaldı. 
Fakat ben kapıyı açma hususunda ağır davrandım. Birkaç kez daha çaldıktan sonra kapıyı açtım.
Bana: "Kapının çalınmasını işitmiyor musun? diye sordu. Ben de şöyle dedim:
"İşittim. Ancak kapıyı çok çalarak böylece senin bana karşı olan alakanı diğer
hanımlarına göstermek istedim." ***
25. AFFINIZI  İSTEYİN
Zeyd b.Eslem anlatıyor:  Hz. Peygamberin son hastalığında Hz. Safiyye, ona (a.s.m.):
"Vallahi ey Allah'ın Nebisi, senin yerine ben hasta olmak isterdim," deyince diğer
hanımlar birbirlerine göz kırparlar. Ancak Allah Resülu (a.s.m.) onların bu yaptıklarını:
"Allah'dan affınızı isteyin," buyurur. Onlar:
"Neden" diye sorarlar. Allah Resülu (a.s.m.) şöyle buyururlar:
"Birbirinize göz kırpmanızdan dolayı. Vallahi  O, sözlerinde samimidir." ***
26. MERHAMET  ETMEYENE
Allah Resülü (a.s.m.) Hz. Hasan'ı öperken yanında bulunan Akra bin Habis bu tabloyu görünce:
"Benin on çocuğum olduğu halde şimdiye kadar hiçbirini öpmedim," der.
Allah Resülü (a.s.m.) şöyle buyururlar: "Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz." ***
27. ŞEYTAN  KİMLERE  VESVESE  VERİR?
Peygamber Efendimize (s.a.m.) bir gün şöyle bir soru soruldu:
"Ya Resulallah! Şeytan kimlere vesvese verir?"
Efendimiz şu cevabı verdiler: "Hırsız, içinde bir şey olmayan eve girmez." ***
28. KALBİMDEN  ANARIM
Günün birinde Peygamberimiz (a.s.m.), Hz. Aişe Validemize:
"Ben senin bana kırgın olup olmadığını anlarım," buyurdular. Hz. Aişe Validemiz de:
"Bunu nasıl anlarsın?" diye sordu. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) de bunu nasıl anladığını
şöyle ifade buyurdular:
"Kırgın olmadığın zaman, 'Muhammed'in Rabbi Hakkı için,' kırgın olduğun zaman da,
'İbrahim'in Rabbi Hakkı için,' dersin."  Hz. Aişe Validemiz şöyle dediler:
"Doğru söylüyorsun. Ancak ben senin adını dilimden anmasam da, kalbimden anarım." ***
29. BENDEN  SONRA
Rivayete göre Ebu Süfyan -Müslüman olmadan önce- kızı Ümmü Habibe'nin evine geldiğinde,
Ümmü Habibe ona oturması için yer göstermemiş. Ebu Süfyan oturmak için kendine bir minder
alınca kızı Ümmü Habibe, hemen minderi onun elinden çekip almış. Ebu Süfyan, çekinerek
kızına bu yaptığının nedenini sorunca ondan:
"O, Allah Resülü'nun (a.s.m.) döşeğidir. Müşrik birinin onun üzerine oturması caiz değildir,"
cevabını almış. Ebu Süfyan, kızının bu tavrından dolayı şöyle diyerek oradan ayrılmış:
"Ey kızım, benden sonra sana şer isabet etmiş." ***
30. BENDEN  Mİ  ÇEKİNİYORSUNUZ?
Peygamberimiz (a.s.m.) bir grup kadınla sohbet ediyordu. Kureyş kadınlarından oluşan bu 
grupta bulunan kadınlar daha fazla hak istiyorlardı. Bu arada seslerini de Resülullahın sesinin üzerine
çıkarmışlardı. O esnada Hz. Ömer geldi ve Peygamberimizin huzuruna çıkmak için izin istedi.
Hz. Ömer'in geldiğini duyan kadınlar seslerini kısarak, hemen kendilerine çeki düzen verdiler.
Resülullah izin vermesine müteakiben Hz. Ömer içeri girdi. Efendimiz (a.s.m.) de bu sırada gülüyorlardı.

"Allah, gülmeni eksik etmesin ya Resülullah," diyerek gülmesinin sebebini merak ettiğini imali bir şekilde
sordu. Peygamber Efendimiz (a.s.m.):
"Yanımda olup, senin sesini işitince hemen örtülerine bürünen kadınların bu hali tuhafıma gitti,"
buyurdular. Bunun üzerine Hz. Ömer, Peygamber Efendimize:
"Siz çekinmelerine daha layıksınız," dedi. Kadınlara da:
"Ey kendilerinin düşmanı kadınlar! Resülullah'dan (a.s.m.) çekinmiyorsunuz da benden mi
çekiniyorsunuz?" diye sert çıktı. Kadınlar ise Hz. Ömer'e:
"Evet, sen katı ve kabasın," dediler. Bunlardan sonra Efendimiz, Hz. Ömer'e dönerek şöyle buyurdular:
"Evet, Ey Hattaboğlu! Allah'a yemin ederim ki; şeytan hiçbir zaman senin bir yola girdiğini görmez ki,
hemen yolunu değiştirip kendisini başka bir yola girmesin."
Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri
Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri
Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri