01. Bölüm - 02. Bölüm - 03. Bölüm - 04. Bölüm - 05. Bölüm - 06. Bölüm - 07. Bölüm
08. Bölüm - 09. Bölüm - 10. Bölüm - 11. Bölüm - 12. Bölüm - 13. Bölüm - 14. Bölüm
15. Bölüm - 16. Bölüm

31. ÇOK  DARLAŞTIRDIN Bir gün Allah'ın (c.c.) rahmet ve mağfiretini yaptığı duayla yalnız kendisine
ve Allah'ın Resulüne ait kılan bir kişiye Peygamberimiz (a.s.m.) şöyle buyurdular:
"Allah'ın (c.c.) lütuf ve rahmet dairesini çok darlaştırdın."  ***
32. HâLâ
Efendimiz (a.s..m.) buyuruyorlar ki:  "Bir adamın yaşı kırkı geçtiği halde hâlâ sevabı günahını
geçmiyorsa, hayrı şerrine galip bulunmuyorsa, şeytan bu adamın karşısına geçer alnından öper,
'Benim sadık dostum,' diye tebessümle bakar!" ***
33. İKİSİNİ  DE  AFFEYLE
Sahabilerden biri Hz. Ebu Bekir'in yanına gelip ona şöyle diyerek bir dua etmiş:
"Çok günahkârım, benim için dua eder misin?"
Hz. Ebu Bekir Efendimiz de şu şekilde bir dua etmiş:
"Yâ Rabbi, bir günahkâr bir diğerinden dua istiyor, ikisini de affeyle." ***
34. ALLAH'IN  TAKDİRİNDEN  Mİ  KAÇIYORSUN?
Suriye'ye gelen Hz. Ömer, burada veba salgını olduğunu öğrenince geri dönmek istedi.
Geri dönme kararı aldığı için Hz. Ebu Ubeyde Hz. Ömer'e itiraz etti ve:
"Allah'ın takdirinden mi kaçıyorsun?" diye sordu.
Bu soruya Hz. Ömer'in cevabı şu oldu:
"Keşke bunu senden başka biri söyleseydi. Evet, ben Allah'ın bir takdirinden diğer
takdirine kaçıyorum." ***
35. SENİ  KILIÇLARIMIZLA  DOĞRULTURUZ
Huzeyfetübnü'l-Yemân anlatıyor:
Bir gün Hz. Ömer'in yanına gittiğimde onu üzgün ve düşünceli bir halde gördüm. Ve hemen:
"Ey mü'minlerin halifesi, seni üzen şey nedir?" diye sordum.
Bu soruma Hz. Ömer şu cevabı verdi: "Ben bir kötülük yaptığımda, bana olan korku ve saygı
sebebiyle, içinizden beni yaptığımdan men eden kimse çıkmaz diye endişe ediyorum."
Bunun üzerine ben de ona şöyle dedim.
"Allah'a yemin ederim ki; biz senin Haktan ayrıldığını gördüğümüzde seni bundan men ederiz.
Eğer sen böyle bir durumda o şeyden vazgeçmezsen bu kez seni kılıçlarımızla doğrulturuz."
Bundan sonra Hz. Ömer biraz rahatladı ve sevincini şöyle dile getirdi:
"Bana, yoldan saptığımda beni düzeltecek arkadaşlar veren Allah'a (c.c.) hamd olsun." ***
36. SIRTIMDAN  GEÇİNMEK  Mİ  İSTİYORSUN?
Hz. Ömer divan kurup askerleri ve hak sahiplerini sırayla bir liste halinde yazdırmaya başlayınca
kendi kabilesinden bir grup gelerek:  "Sen halifesin, Hz. Peygamberden sonraki sıraya kendini ve
aileni yazdırman gerekir," dediler. Bunun üzerine Hz. Ömer şöyle dedi:
"Beni manen iflas ettirip sırtımdan geçinmek mi istiyorsunuz?.. Araplar, Resülüllah (a.s.m.) sebebiyle
şeref kazanmışlardır. Ona soy bakımından ne kadar yakın olursak olalım, Allah'a yemin ederim ki;
diğer milletler iyi amel ile gelir de biz amelsiz gelirsek, kıyamet gününde onlar, Hz. Peygamber'e
bizden yakın olacaklardır..." ***
37. NASIL  HESABA  ÇEKER?
Biri, Hz. Ali Efendimize (r.a.) gelerek:  "Ya Ali! Allah bu kadar insanı nasıl hesaba çeker?"
diye sorduğunda Hz. Ali'den şu cevap almış: "Nasıl rızıklandırıyorsa, öyle." ***
38. O  BENDEN  BÜYÜKTÜR
Hz. Abbas'a soruldu:  "Sen mi büyüksün, yoksa Hz. Peygamber mi?"
Peygamberimizin amcası olan Hz. Abbas, şu cevabı verdiler:
"Ben ondan önce doğdum; ama O (a.s.m.) benden büyüktür." ***
39. NASIL  BİLİR?
Biri Hz. Aişe Validemize sormuş: "Ey Mü'minlerin annesi,
bir insan kendisinin iyilerden olduğunu nasıl bilir?"
Hz. Aişe Annemiz:  "Kendisinin kötülerden olduğunu bildiği zamn," diye cevap vermiş.
Bunun üzerine aynı şahıs:  "Peki kendisinin kötü insanlardan olduğunu nasıl bilir?" diye sormuş.
Hz. Aişe Annemiz bu kez de şöyle demiş:  "Kendini iyilerden gördüğü zaman." ***
40. RESÜL-İ  EKREM'İN  (A.S.M.)  MİRASI
Günün birinde Ebu Hureyye (r.a.) sokakta gördüğü insanlara:
"Burada boşu boşuna ne dolaşıp duruyorsunuz? Mescide koşun; orada Resül-i Ekrem'in (a.s.m.)
mirası bölüşülüyor. Siz de alın," der. Bunu işiten kişiler hemen mescide giderler. Ama orada
herhangi bir mal varlığının paylaşıldığını göremeyince de geri gelip, Ebu Hureyre'ye (r.a.):
"Biz senin söylediğin gibi bir taksim görmedik,"  derler. Ebu Hureyre (r.a.):
"Peki ne gördünüz?" diye sorar. Onlar da:
"Mescidde kimi Kur'an okuyor, kimi zikir yapıyor, kimi ilim öğreniyor," derler.
Bunun üzerine Ebu Hureyre (r.a.) şöyle der:  "İşte Resül-i Ekrem'in (a.s.m.) mirası odur..."
Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri
Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri
Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri