61. ONUN BOYNUZLARI VAR
"Onun boynuzları var, benim ise aklım."
62.
BEN FAKİR DEĞİLİM
ve takdim ederken şöyle demiş:
"Bunu kabul buyurun." İbrahim bin Edhem Hazretleri:
"Ben fakirden bir şey almam," demiş. Zengin olan
şahıs:
"Ben fakir değilim ki," diyerek kendisinin zengin
olduğunu
ima edince ise İbrahim bin Edhem Hazretleri şu
soruyu sormuş:
"Peki bu sahibi olduğun servetten daha fazlasına
sahip olmak ister misin?"
Zengin olan şahsın:
"Elbette," diye cevap vermesi üzerine şöyle demiş
İbrahim bin Edhem Hazretleri:
"Peki bu hâlin fakirlik değil de nedir? Sen bana
verdiğin şeye, benden daha fazla muhtaçsın."
63.
BEN O YÜZDEN AĞLIYORUM
O sırada Halife tahtında olmadığı gibi odasında
da yokmuş.
Fırsattan istifade eden Behlül Dânâ
tahtageçip oturmuş. Biraz sonra koruma görevleri
bakmışlar ki;
tahtta biri oturuyor, onu hemen oradan aşağı
indirmişler ve başlamışlar dövmeye.
Bir müddet sonra, Halife gelince bakmış ki, Behlül
ağlıyor... Hemen sormuş:
"Niçin ağlıyorsun, ne oldu?" Halife, muhatabından
cevap alamayınca koruma
görevlerine sormuş aynı soruyu: "Ne oldu buna?"
Görevliler şöyle demişler:
"Ey Mü'minlerin Emiri, bu sizin makamınızda oturuyordu.
Biz de akıllansın diye bir iki vurduk,
o yüzden ağlar." Behlül, söze karışıp Halifeye
şöyle demiş:
"Hayır! Ben o yüzden ağlamıyorum, senin
için ağlıyorum. Ben ömrümde bir kez bu
makama oturduğum için bu dayağı yedim. Sen ki;
her gün oturuyorsun,
acaba ne kadar dayak yiyeceksin?"
64.
NEDEN BOŞUNA PARA ALIYORSUN ?
Ebu Yusuf, soruların bazılarına: "Bilmiyorum"
cevabını vermesi üzerine sorduğu soruların
bir kısmına cevap alamayan şahıs: "Bilmiyorsun
madem devlet hazinesinden neden
boşuna para alıyorsun?" diye fırça atmaya
kalkınca, Imam Ebu Yusuf şöyle diyerek
muhatabını susturmuş:
"Ben devlet hazinesinden bildiklerim için para
alıyorum. Bilmediklerim için para almış
olsaydım devlet hazinesinde para kalmazdı."
65.
DİĞERİNİN İKİ GÖMLEĞİ VARDI
"Rüyamda bir gün Muhammed bin Vâsi ile Yusuf
bin Esbat'ı gördüm.
İkisi de Cennetin kapısı önünde bekliyorlardı.
Ben de 'acaba hangisi daha önce cennete girecek'
diye
merakla onlara bakıyordum.
Az sonra da Yusuf bin Esbat, Muhammed bin Vâsi'den
önce Cennete girdi.
Ben oradaki bir meleğe: "Niçin Yusuf bin
Esbat Cennete daha erken girdi?"
diye sordum. O melek bana şu cevabı verdi:
"Onun bir gömleği diğerinin ise iki gömleği vardı."
66.
İSABET OLDU
"Büyük isabet oldu efendim," der.
Halife'nin kendisine şaşkın baktığını görünce de sözünü şöyle sürdürür:
"Yani kuşun hayatı açısından isabet oldu."
67.
SİZİN VASITANIZLA
Efendi yeni bestelediği bir güfteyi okur. Okunan
bu güfte halifenin çok hoşuna gittiği için:
"Çok güzel ," der. "Allah sana ihsan etsin." Bunun üzerine İbrahim Musuli Efendi, şöyle der:
"Allah'ın bize ihsanı sizin vasıtanızladır efendim."
Bu söz Halife'nin çok hoşuna gider ve üzerine
düşeni yerine getirir.
68.
HANGİSİ DAHA GÜZEL
"Bunların hangisi daha güzeldir? diye sordu.
Ebu yusuf:
"Ey Mü'minlerin Halifesi! Sözünü ettiğiniz yemeklerin
hangisinin en güzel olduğunu
ben tatmadan bilemem ki..." Bu sözün üzerine
Halife, sözü edilen yemeklerden
birer tabak getirtti. Ebu Yusuf hangisinin daha
güzel olduğuna karar verebilmek için
bir ondan bir diğerinden tatmaya başladı. Tabaktaki
yemeklerin bitmesine az kala
Ebu Yusuf, Harun Reşid'e dönüp şöyle dedi:
"Ey Mü'mimlerin Halifesi! Ben birbirleriyle böylesine
yarışan hasım görmedim.
Tam birini birinci ilân edeceğim, hemen diğeri
devreye girip bir başka delil takdim ediyor."
69.
DAHA GÜZEL
Halife şöyle sormuş: "Mü'minlerin emirinin
sarayı mı, yoksa babanın sarayı mı daha güzel?"
Fetih ise şu cevabı vermiş:
"Mü'minlerin emiri içinde olunca, babamınki daha
güzel."
70.
DAHA DEĞERLİSİ
gösterip: "Dünyada bundan daha kıymetli
bir şey gördün mü? diye sormuş.
Halife'nin sorusuna muhatap olan kişi:
"Evet efendim," demiş. Sonra da Halife'nin şaşkın
bakışları arasında şöyle devam etmiş
sözlerine: "O yüzükten daha değerlisi,
o yüzüğü takan parmaktır."
| Anasayfaya dön | Konulara dön |
| Sadakat.Net©İslami web hizmetleri | |
| Anasayfaya dön | Konulara dön |
| Sadakat.Net©İslami web hizmetleri | |