111) İçeceklerle İlgili Edepler (Kabın İçine Üflemeden Üç Defa Nefes Alarak İçmenin Ve İlk İçenden İtibaren Kabı Sağ Tarafta Oturanlara Sırayla Vermenin Uygun Olduğu)

 

758. Enes radıyallahu anh’ın söylediğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem suyu ve diğer meşrûbâtı üç nefeste içerdi.[1]

 

759. İbni Abbas radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Deve gibi bir nefeste içmeyin. İki, üç nefeste için. Bir şey içeceğiniz zaman besmele çekin; içtikten sonra da elhamdü lillah deyin.”[2]

 

760. Ebû Katâde radıyallahu anh’ın söylediğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem kabın içine solumayı yasakladı.[3]

 

761. Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e, içine su katılmış süt getirildi. O sırada Peygamber aleyhisselâm’ın sağında bir bedevî, solunda da Ebû Bekir radıyallahu anh oturuyordu. Sütten içtikten sonra onu bedevîye verdi ve:

“Herkes sağındakine versin!” buyurdu.[4]

 

* Kişi sayısı kadar bardak bulunmadığından bir tasdan herkes sırayla içiyor. [5]

 

762. Sehl İbni Sa`d radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e içecek bir şey getirdiler. O da içti. Bu sırada sağ tarafında bir çocuk, sol tarafında yaşlılar oturuyordu.

Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem çocuğa dönerek:

– “Bunu yaşlılara verebilir miyim?” diye sordu.

Çocuk:

– Hayır, vallahi olmaz, Yâ Resûlallah! Senden kazanacağım hayrı kimseye bağışlayamam, dedi.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de kabı çocuğun eline verdi.[6]

 

* Hayır ve bereket söz konusu olunca herkesin öncelikle kendini düşünmesi bencillik değildir. Ahirete doğru uzanıp giden şu fani dünyada hepimizin yapması gereken hayırda yarış yapmaktır. Burada da genç bu yarışta önde olmayı isteyerek hayır defterini doldurmak istemiştir.[7]


 

[1] Buhârî, Eşribe 26; Müslim, Eşribe 123. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Eşribe 19; Tirmizî, Eşribe, 13; İbni Mâce, Eşribe 18.

[2] Tirmizî, Eşribe 13.

[3] Buhârî, Vudû’ 19; Müslim, Tahâret 65, Eşribe 121. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Eşribe 20; Tirmizî, Eşribe 15, 16; Nesâî, Tahâret 42.

[4] Buhârî, Eşribe 14, 18; Müslim, Eşribe 124. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Eşribe 19; Tirmizî, Eşribe 19; İbni Mâce, Eşribe 22.

[5] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 246.

[6] Buhârî, Şirb ve’l–müsâkât 1, 10, Mezâlim 12, Hibe 22, 23; Eşribe, 19; Müslim, Eşribe 127.

569’da geçmişti.

[7] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 246.
Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri