301) İş Ve Sözde Faydasız Yükler Yüklemenin Yasaklığı

 

“De ki, Ey Peygamber! Bu mesaj, tebliğime karşılık sizden bir ücret istemiyorum ve ben yapmacık uydurmalarla peygamberlik taslayanlardan veya kendiliğimden bir yükümlülük getirenlerden de değilim.” (Sa'd: 38/86)

 

* Peygamberimiz insan fıtratına ve kapasitesine göre ortaya konan bu dinin kurallarını asla zorlaştırmamış, “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız” kaidesini koymuş ve insanlara zorluk ve meşakkat getirmemiştir. (Gerekirse ayetin tefsirine tefsir kitaplarından bakınız.) Böylece peygamberimiz yetkili, bilgili, bir öğütçü ve tebliğcidir. Zorla ve yapmacık hareketlerle ortaya birşey koymaya çalışan iddiacı ve dayatmacı olmamıştır. [1]

 

1659. İbni Ömer radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

"Biz, tekellüften nehy olunduk."[2]

 

* Bu hadisten peygamberimiz (s.a.v.)’in zorluk ve dayatmacı zorba olmadığını biz ümmetinin de zorba, dayatmacı ve yük getiren insanlar olmamamız gerektiğini anlıyoruz. Her alanda bilhassa dini alanda işleri yokuşa süren, engel çıkaran, sürekli tartışan ve yük getiren kişilerin yaptığı bu olayların hepsi tekellüfdür. Tekellüf, sözde ve özde sahtekarlık olduğu için yasaklanmıştır. [3]

 

1660. Mesrûk şöyle dedi:

Abdullah İbni Mes'ûd radıyallahu anh' ın yanına gitmiştik. O bize şunları söyledi:

Dostlar! Bilen, bildiğini söylesin. Bilmeyen de "Allah bilir " desin. Zira insanın bilmediği konuda "Allah bilir" demesi de bir ilimdir. Allah Teâlâ, Peygamber'i sallallahu aleyhi ve sellem'e şöyle buyurmuştur: "De ki: Kur'ân'ı tebliğden ötürü sizden bir ücret istemiyorum. Ben, kendiliğinden bir şeyler uydurup size dayatmak isteyen biri de değilim."[4]

 

* Bu hadiste bize insanların bilmedikleri konularda biliyormuş gibi davranıp anlaşılması zor kelimeler kullanarak bilgiçlik taslamasına da tekellüf diyoruz. Bu bir zorlamadır ve yasaklanmıştır. Öyleyse müslüman biliyorsa bildiğini söylemeli, bilmeyenler ise mutlak ilim sahibi olan Allah'a Allah bilir diyerek havale etmeleri bir edep ve sorumluluk göstergesidir. Din hakkında malumatı olmayan pekçok entel görüntülü kişilerin günümüzde din konusunda ahkam kesmeleri, bu yasağın ne kadar anlamlı olduğunu bize bildirir. Bilmediği konularda Allah bilir demenin de kişiyi küçültmeyeceğini, aksine yücelteceğini de bilmeliyiz. [5]


 

[1] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 487.

[2] Buhârî, İ'tisâm 3.

[3] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 487.

[4] Buhârî, Tefsîru sûre (30, 38), 3. Ayrıca bk. Müslim, Münâfıkîn 39, 40.

[5] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 487.
Anasayfaya dön Konulara dön
Sadakat.Net©İslami web hizmetleri