56 Önce lûgat manası üzerinde duralım. Örf kelimesi; ma'ruf ve irfan ile ilgili olup, "irfan ehlinin razı oldugu davranışlar" manasınadır. İmam-ı Kurtubi:"-Selim akıl sahiplerinin razı olduğu ve insanları mutmain eden davranışlara örf denilir" tarifini yapmıştır. Yaygın olan tarif şudur: "Şer'i şerife aykırı olmayan ve akl-ı selim sahibi kimselerin müstahsen bulduğu davranışlara örf denilir."(80) . Örf ve âdet'te dikkat edilecek husus "Şer'an ve aklen müstahsen" olmasıdır.(81) Buna “sahih örf“denilmiştir. Şer'i şerife uygun olmayan örfe, "fasid örf" denilir. Fasid örf, delil olarak kabul edilemez..(82) Nasslar ile örf ve adetler tearuz (çelişki) söz konusu olursa, nasslar esas alınır. Bu durumda, örfe ve adete itibar edilemez.
(Ağrıdan) şikâyet ettiğin zaman ağrıyan yere elini koy ve:“Bismillâhi eûzü bi izzetillâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidü min vecaî hâzâ” de. Sonra elini kaldır bu duâyı (tek sayıda olacak şekilde) tekrarla. (Hadîs-i Şerif—Muhtâru’l-Ehâdis)