Üsküdar Mihrimah Sultan Camii
- Ayrıntılar
- Kategori: Tarihi Bilgiler
- Gösterim: 8339
Cami 1547’de tamamlandığı halde, güneş saati 222 yıl sonrasını 1769’u gösteriyor:
1522 yılında Topkapı Sarayı'nda dünyaya gelen Mihrimah Sultan, Kanuni’nin hayatta kalan tek kızıdır. Babası tarafından çok sevilen küçük prenses, annesi Hürrem Sultan’ın nezaretinde iyi bir eğitim gördü. Henüz 17 yaşındayken (1539) Diyarbekir Beylerbeyi Rüstem Paşa'yla evlendirildi. Düğün merasimi, erkek kardeşleri Bayezid ve Cihangir'in sünnet düğünüyle birlikte At Meydanı'nda (bugünkü Sultanahmet Meydanı) büyük şenliklerle yapıldı.
Kediler ve Veba
- Ayrıntılar
- Kategori: Tarihi Bilgiler
- Gösterim: 1748
Kediler İçin Kara Bir Gün
1300'lerde Avrupa
'Kara Ölüm' olarak bilinen veba salgını ilk olarak 1300'lerde Çin'de ortaya çıktı. Kurbanların şikayetleri ağrılar, ateş ve bulantıyla başlıyordu. İnsanların dirseklerinde ve kasıklarında mor kabarıklıklar oluşuyor ve kısa sürede yumurta büyüklüğüne ulaşıp sertleşiyordu. Bu yumurtalar patladığında içinden pis kokulu siyah bir madde fışkırıyordu ancak bu rahatlama kurban için çok geç oluyordu. Çünkü hasta beş gün içinde ölüyordu.
Atlantis
- Ayrıntılar
- Kategori: Tarihi Bilgiler
- Gösterim: 1925
İngiliz araştırmacı Colin Wilson, Kıbrıs yakınlarında olduğu iddia edilen kayıp uygarlık Atlantis’in gizeminin çok yakında açığa kavuşacağını söyledi . Gizemli, dibi bir türlü keşfedilemeyen Akdeniz’de yapılan son araştırmaların Colin Wilson’u çok heyecanlandırdığı bir gerçek.
Bilim adamları, özellikle Suriye kıyılarına uzanan güney kesimde yapılan araştırmalarda bazı ilginç sonuçlara ulaştı.
Kral Arthur ve Excalibur
- Ayrıntılar
- Kategori: Tarihi Bilgiler
- Gösterim: 3019
Zaman: 400-600 yılları
Mekân: Britanya
Kral arthur efsaneleri "gerçek" midir? Ve bunlar tarihi gerçekleri yansıtmakta mıdır?
Tarihi bir Arthur bir olasılık ise de, sağlam kanıt eksikliği vardır. Arthur'un eylemlerinin ilk yazılı kayıtları -Annales Cambriae (Galler Tarihi Olayları) ve ünlü Historia Brittonum (Britanyalılar'ın Tarihi)- 8. ve 9. yüzyıllarda Arthur'un ölümü için verilen tarihten (Annales Cambriae'de 537) 300 yıl sonra yazılmıştır.
Fatih Camii ve Çorba Kapısı
- Ayrıntılar
- Kategori: Tarihi Bilgiler
- Gösterim: 3053
istanbul 29 Mayıs 1453 Salı günü fethedilerek: «Konstantiniyye elbet bir gün fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.» hadîs-i şerîfinin mânâsı zâhir olmuş, Bizans'ın kapıları Osmanlı Türklerine, bir daha kapanmamak üzere kıyâmete kadar açılmış, dokuz yüz küsur sene bekleyen emanet, sonunda sahibine teslim edilmişti. Gün ortasıydı. Fatih Sultan Mehmed, beyaz atı üzerinde ilk defa İstanbul'a giriyor, çevresinde hocaları Akşemseddin, Molla Hüsrev, Molla Gürânî yer alıyordu. Geçtiği yollardaki evler ve konaklar harabe hâlindeydi. Bizans halkı ellerindeki çiçek demetleriyle bütün sokakları tutmuştu.
Osmanlı Tahtında Bir Velî Sultan
- Ayrıntılar
- Kategori: Tarihi Bilgiler
- Gösterim: 1770
Sultan II. Bayezid melek huylu bir insandı, temiz yüzü kalbinin aynasıydı. Gençliğinde hür bir hayat sürmesine rağmen, padişahlığında kendini ibadete vermiş, hayır işlerine yönelmişti. Bu yüzden halk arasında kerâmetlerinden söz ediliyor, «Bayezîd-i Velî» diye anılıyordu.
Meselâ aşağıdaki hâdise, tarihî kayıtlara geçmiştir:
Bir gün sultanın meclisinde seyyahın biri, Dalmaçya insanının özelliklerini ve o bölgenin tabiî güzelliklerini anlatıyordu. Söz arasında şöyle dedi: “–Sultanım, oradaki Frenk beyinin iki oğlu vardır ki, yeryüzünde güzelliklerinin eşi bulunmaz, onlar sanki cennetten çıkma taze birer fidandırlar.” Sultan birden hüzünlendi ve şöyle dedi:
Ayasofya'nın Zarif Minareleri
- Ayrıntılar
- Kategori: Tarihi Bilgiler
- Gösterim: 3931
Osmanlı ordusu 29 Mayıs 1453 Salı sabahından itibaren, şehir surlarını aşarak İstanbul’a akmaya başladı ve kısa zamanda şehre hâkim oldu. Fatih Sultan Mehmed, mukavemet kırıldıktan sonra, olabilecek bir suikast tehlikesine karşı tedbir olmak üzere, sancak beyleri ile emrindeki askerlerin sokak başlarını tutmalarının ardından, Topkapısı’ndan tören alayı ile şehre girerek, doğruca Ayasofya’ya gitti. Hıristiyan din adamlarının ve Bizans halkının biriktiği Ayasofya’nın önünde atından inerek, yerden bir avuç toprak aldı ve başına götürdü.
Kazıklı Vlad
- Ayrıntılar
- Kategori: Tarihi Bilgiler
- Gösterim: 2200
1448-1456-1462 yılları arası ve 1476 yıllarında Eflak beyliğinin Voyvodası (prens) idi. Voyvoda III. Vlad düşmanlarını (özellikle esir aldığı Osmanlı askerlerini) kazıklara çakarak işkenceyle öldürmesiyle tarihe geçmiştir.
Bu sapık voyvodanın en büyük zevki, insanları sivri kazıklara geçirterek öldürmek, sonra karşılarına geçerek yeyip içmekti. Bu yüzden ona halk, 'Þeytan' anlamına gelen 'Drakul', Macarlar cellad anlamına gelen 'Çepel', Türkler ise 'Kazıklı Voyvoda' adını takmışlardı. Bram Stoker'ın Drakula romanına ve Drakula filmlerine konu olmuştur.
Yangın Olur, Biz Yangına Gideriz
- Ayrıntılar
- Kategori: Tarihi Bilgiler
- Gösterim: 12598

Kule Ağası2 mutlaka bekâr olur, her zaman kulede yatardı. Gece yangınlarında nöbetteki gözcü, ateşi görür görmez, önce ağayı uyandırır; bekârlığını îmâ eden alışılmış bir seslenişle: «Ağa kalk, bir çocuğun oldu!» derdi. Uyanan ağa da: «Kız mı, oğlan mı?» diye sorardı. Nöbetçi «kız» derse yangın Üsküdar, Boğaziçi veya Beyoğlu’nda; «oğlan» derse İstanbul içinde demekti. İstanbul güzel şehir, o kadar ki dünya yüzünde eşi, emsâli yok. Îmar edin güzel, bakımsız bırakın yine güzel. Her güzelin bir kusuru olur derler ya, İstanbul’a da yangın ârız olmuş. O kadar ki, İstanbul’un her semti, her 100 senede bir mutlaka bir defa yanmış.
Sadaka Taşları
- Ayrıntılar
- Kategori: Tarihi Bilgiler
- Gösterim: 2401
“Sadaka taşı, iki metre boyunda mermer bir sütun. Üstünde bir çukur var. Geçen asırda, yolu buraya düşenlerden hal ve vakti yerinde olanlar, mermerin üstündeki çukura birer miktar para bırakırmış.
“Derdini kimseye açamayan hakiki bir fakir ihtiyacı olunca oradaki parayı alır. O günkü ihtiyacı bir kuruş mu? Yüz para mı? Onu ayırır, kalanını, kendisi gibi ihtiyacı olanları düşünme terbiyesi icabı çukuruna kor ve meçhul sadakacıya içinin memnunluğunu kalbinden ulaştırır ve dönermiş.
Sağlıkta 2. Abdülhamid Ufku
- Ayrıntılar
- Kategori: Tarihi Bilgiler
- Gösterim: 2051
Otuz dördüncü Osmanlı Padişahı Sultan 2. Abdülhamid Han (1842-1918) 1876-1909 yılları arasında 33 yıl padişahlık yapmıştır.
Osmanlı tarihinin ekonomik, siyasî ve sosyal açıdan en karışık olduğu dönemde tahta çıkan 2. Abdülhamid Han, kendine has ıslahat anlayışı ve eğitim sahasındaki çalışmalarıyla devletin çöküşünü geciktirmeye vesile olmuş ve tarihteki büyük devlet adamları arasındaki yerini almıştır. Sultan 2. Abdülhamid Han dünyadaki ilmî gelişmeleri çok yakından takip ederdi.