Emanet ve Ehliyet

MİRÂSTA "SAHİH DEDE'NİN" DURUMU

1935 Mûrisle (ölen kimseyle) arasında kadın bulunmayan dedeye "Sahih Dede" adı verilmiştir. Babanın babası, babanın babasının babası!.. Araya kadın girerse "Fâsid dede" denir ki; bu "Zevi'l-erham" içerisinde mütâlaa edilebilir. Sahih dede; babanın olmadığı durumlarda, baba gibi mütalâa edilmiştir. Baba vâris olunca, dede düşer. Bu hususta icma hasıl olmuştur. Resûl-i Ekrem (sav)'in; babanın olmadığı durumda, dedeye aynen onun gibi muâmele edilmesini tavsiye ettiği bilinmektedir. İki kız ile birlikte vâris olarak kalan dede Resûl-i Ekrem (sav)'e hissesinin olup-olmadığını sormuş, Resûlallah (sav): "-Sana altı da bir hisse var" cevabını vermiştir. Dede meselesini öğrendikten sonra giderken: "-Sana bir altı da bir daha var" buyurmuştur.(68) Bu dedenin önce; "Ashâb-ı Ferâiz" hissesi olarak altıda bir pay alacağının, daha sonra (iki kızdan Orta kalan hisseye) asabe olarak da vâris olacağının delilidir. Sahih dede'nin dört hali vardır.
Birinci hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) babası olmayıp da, onun oğlu veya oğlunun ilânihaye oğlu ile bulunursa altıda bir (1/6) hisse alır.


İkinci hali şudur: Dede; mûrisin kızı veya ilânihaye oğlunun kızıyla birlikte varis olursa altıda biri (1/6) ve asabe olarak kalanını alır.


Dikkat edilirse; dedeye, önce ashâb-ı ferâiz olarak bir hisse verilmiştir Kız mûrisin (ölen kimsenin) malının yarısını almıştır, dolayısıyla bu üç hissedir. Geriye kalan iki hisse; asabe olarak dedeye verilmiştir.
Üçüncü hali şudur: Dede yalnızca asabelik hissesi alır ve buna "Te'sib-i Mahz" denilir. Şöyle ki; Mûrisin (ölen kimsenin) sadece karısı varsa; dede de onunla birlikte vâris durumunda ise, asabe olarak hisse alır.


Dördüncü hali şudur: Mûrisin (ölen kimsenin) babası hayatta ise; dede vâris olmaktan düşer. Zira baba; hem muayyen hisseyi almada, hem de asabe hususunda dedeyi (Kuvve-i Karâbet noktasından) düşürür.


Dikkat edilirse mûrisin (ölen kimsenin) karısı; ashâb-ı ferâiz olarak terikelerin dörtte birini (1/4) alır. Terikenin kalanı; asabe olarak babaya verilir. Dede hayatta olduğu halde, babanın bulunması sebebiyle düşmüştür.

Günün Sözü

"Resûl-i Ekrem (s.a.v.) her Ramazan ayında on gün i‘tikâfa girerdi. Vefât ettiği senenin Ramazân’ında yirmi gün i‘tikâfa girdi. (Hadîs-i Şerif—Buhârî)"
Telif Hakkı © 2021 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla!, GNU Genel Kamu Lisansı altında dağıtılan özgür bir yazılımdır.