Fıkıh Köşesi
İNSANLIĞIN MASLAHATI VE UKUBATIN KEYFİYETİ
- Ayrıntılar
- Kategori: Fıkıh Köşesi
- Gösterim: 2472
İNSANLIĞIN MASLAHATI VE UKUBATIN KEYFİYETİ
Soru: "Uzun yıllar İslam dininin hukuki cephesinden hiç bahsedilmedi. İnsan haklarının ön plana çıkmasıyla birlikte; başta hadd-i zina olmak üzere, İslam ceza hukuku gündeme girdi.(...) Bazı İslamcılar, bu cezaların değişebileceğini iddia ediyorlar. Bunlara göre, asıl olan maksadın gerçekleşmesidir. Cezanın şekli önemli değildir.(...) Kat'i nass ile sabit olan cezaları; zamanı bahane ederek değiştirmeye kalkan İslamcılar ile modern ceza hukuku savunanlar arasında ne fark vardır? (...) Hadd cezaları ile insanların yüklendiği emanetin bir ilgisi var mıdır? İslam ceza hukuku ile insanlığın maslahatı arasındaki münasebet nedir? Hadd cezaları, Allahu Teala (cc)'nın hukuku mudur, değil midir?"
CEVAP: Önce "hadd cezaları ile insanların yüklendiği emanetin bir ilgisi var mıdır?" sualinize cevap vermeye gayret edelim. Allahu Teala (cc)'nın mülkünde; O'nun verdiği rızıklarla hayatlarını devam ettiren bütün canlılar, fıtri bir mücadele içerisindedirler. Bu canlılar içerisinde sadece insanlar; emaneti kabul ettikleri için, Allahu Teala (cc)'nın tekliflerine muhatap olmuşlardır. Kur'an-ı Kerim'de; "Biz emaneti göklere, yere ve dağlara arz (ve teklif) ettik de, onlar bunu yüklenmekten çekindiler, bundan endişeye düştüler. İnsan (a gelince o tuttu) bunu sırtına yüklendi. Çünkü o çok zulümkar, çok cahildir" (El Ahzab Suresi: 72) hükmü beyan buyurulmuştur. Müfessirler bu Ayet-i Kerime'de zikrolunan emanet'in; teklif-i ilahinin tamamına verilen isim olduğu hususunda müttefiktirler.
Kaynaklar
Hesap gününün düşünen mü'minler, Allahu Teala (cc)'nın hududlarını tahrip ve İslam şeriatını tahkir eden hiçbir siyasi rejimi destekleyemezler.
Ruhlar aleminde gerçekleşen, manevi mukavelenin (Ahd-ü misak'ın) tabii sonucu budur. İnsanlar Allahu Teala (cc)'nın hukuku'na riayet ederlerse, dünyevi saadeti de elde ederler.
Resul-i Ekrem (sav)'in: "Yeryüzünde tatbik edilen bir had cezası; insanlar için, otuz sabah yağmuru yağmasından daha hayırlıdır" (6) buyurduğu malumdur. Bunun mahiyetini ve hikmetini, firaset sahibi mü'minler kolaylıkla kavrayabilirler.
Meselenin özü budur. Allahu Teala (cc) cümlemizi; tagyan eden zalimlerin şerrinden muhafaza buyursun. Birbirimize dua edelim.
(1) Mecmuatu't tefasir İst.: 1979. Çağrı Yay. C: 5, Sh: 142-143.
(2) Molla Hüsrev-Mir'at El Usul-İst.: 1307, C: 1, Sh: 591.
(3) İmam-ı Merginani El Hidaye-Kahire: 1965. C: 2 Sh: 94.
(4) Abdi'l Latifiz Zebidi Sahih-i Buhari Muhtasarı, Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi Ank: 1975 (3 Bsm), C: 12, Sh: 250.
(5) İbn-i Abidin reddü'l Muhtar Ale'd Dürrü'l Muhtar İst.: 1983 C: 8, Sh: 162
(6) İmam Ahmed b. Hanbel-El Müsned İst.: 1401, C: 2, Sh: 402. Aynı mahiyette bir başka rivayet için/ Sünen-i İbn-i Mace İst.: 1401, C: 2, Sh: 848,