yunus suresi 76. Ayet

1 . 2 . 3 . 4 . 5 . 6 . 7 . 8 . 9 . 10 . 11 . 12 . 13 . 14 . 15 . 16 . 17 . 18 . 19 . 20 . 21 . 22 . 23 . 24 . 25 . 26 . 27 . 28 . 29 . 30 . 31 . 32 . 33 . 34 . 35 . 36 . 37 . 38 . 39 . 40 . 41 . 42 . 43 . 44 . 45 . 46 . 47 . 48 . 49 . 50 . 51 . 52 . 53 . 54 . 55 . 56 . 57 . 58 . 59 . 60 . 61 . 62 . 63 . 64 . 65 . 66 . 67 . 68 . 69 . 70 . 71 . 72 . 73 . 74 . 75 . 76 . 77 . 78 . 79 . 80 . 81 . 82 . 83 . 84 . 85 . 86 . 87 . 88 . 89 . 90 . 91 . 92 . 93 . 94 . 95 . 96 . 97 . 98 . 99 . 100 . 101 . 102 . 103 . 104 . 105 . 106 . 107 . 108 . 109


فَلَمَّا جَاءهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِندِنَا قَالُواْ إِنَّ هَذَا لَسِحْرٌ مُّبِينٌ

Fe lemmâ câehumul hakku min indinâ kâlû inne hâzâ le sıhrun mubîn(mubînun).


fe lemmâ: böylece, olduğu zaman
câe-humu el hakku: onlara hak geldi
min indi-nâ: katımızdan
kâlû: dediler
inne: muhakkak
hâzâ: bu
le sıhrun: mutlaka bir sihirdir
mubînun: apaçık, açıkça


Hasan Basri Çantay
Tarafımızdan kendilerine hak (mu'cize) geldiği vakit: «Her halde bu, apaçık bir sihirdir» dediler.

Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki onlara Bizim tarafımızdan hak geldi, «Şüphe yok ki bu elbette apaçık bir sahirdir,» dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır
Tarafımızdan kendilerine hak geldiği vakıt her halde bu açık bir sihir dediler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Tarafımızdan kendilerine hak gelince, «Muhakkak bu açık bir sihir!» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kendilerine tarafımızdan hak gelince, «Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir.» dediler.

Diyanet İşleri (eski)
Gerçek, katımızdan onlara gelince: 'Doğrusu bu apaçık bir büyüdür' dediler.

Diyanet İşleri
Katımızdan kendilerine hak (mucize) gelince, “Şüphesiz bu, apaçık bir sihirdir” dediler.

Diyanet Vakfi
Katımızdan onlara hak (mucize) gelince: «Bu elbette apaçık bir sihirdir» dediler.

Celal Yıldırım
Onlara bizim katımızdan hak gelince, «bu ancak açık bir sihirdir» dediler.

Suat Yıldırım
Onlara tarafımızdan gerçek ulaşınca: "Bu besbelli bir sihirdir." dediler.

Ali Fikri Yavuz
Tarafımızdan kendilerine mûcize geldiği vakit, “ - Muhakkak bu açık bir sihirdir.” dediler.

İbni Kesir
Tarafımızdan kendilerine hak geldiği vakit; doğrusu bu, apaçık bir büyüdür, dediler.

Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçek olan şey, katımızdan onlara gelince bu dediler, şüphe yok ki apaçık bir büyü.

Adem Uğur
Katımızdan onlara hak (mucize) gelince: "Bu elbette apaçık bir sihirdir" dediler.

Ali Bulaç
Onlara katımızdan hak geldiği zaman, dediler ki: "Bu, kuşkusuz apaçık bir büyüdür."

Bekir Sadak
Gercek, katimizdan onlara gelince: «Dogrusu bu apacik bir buyudur» dediler.

Fizilal-il Kuran
Bizim tarafımızdan gönderilen gerçek onlara ulaşınca, «Bu apaçık bir büyüdür» dediler.

Gültekin Onan
Onlara katımızdan hak geldiği zaman, dediler ki: "Bu, kuşkusuz apaçık bir büyüdür."

Muhammed Esed
Öyle ki, kendilerine katımızdan hak geldiği zaman, "Bakın, bu düpedüz bir büyü!" dediler.

Şaban Piriş
Katımızdan onlara gerçek geldiği zaman, onlar: -Bu, apaçık bir sihirdir! demişlerdi.

Tefhim-ul Kuran
Onlara katımızdan hak geldiği zaman, dediler ki: «Bu, kuşkusuz apaçık bir büyüdür.»

Ümit Şimşek
Tarafımızdan onlara hak geldiğinde, 'Bu düpedüz bir büyü' dediler.

Süleyman Ateş
Onlara katımızdan gerçek gelince: "Bu, apaçık bir büyüdür." dediler.

Yaşar Nuri Öztürk
Gerçek, katımızdan onlara geldiğinde şöyle demişlerdi: "Hiç kuşkusuz, bu, apaçık bir büyüdür."

Edip Yüksel
Tarafımızdan kendilerine gerçek gelince, 'Bu apaçık bir büyüdür,' dediler.