…Uyan saki, lale devrindeyiz!
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1512
“…Uyan saki, lale devrindeyiz!”
Okuyor, okurken ağlıyordu:
“Osmanzade’den Hafız Çelebime,
Cümle arz-ı selam, mahabbet ve meveddetten sonra…
Fetih ordusuna dâhil olmak!
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1108
Topkapı Otogarı vardı eskiden, sur dışında. Ankara’ya, Şanlıurfa’ya, Trabzon’a ve Anadolu’nun her yerine gidecek otobüsler buradan kalkardı. Şimdi oralar açıldı; çimen, çiçek, ağaç oldu ki, iyi oldu. Çünkü fetih ordusunun yerleştiği ve nihayetinde İstanbul surlarının deşildiği mekândı burası...*
Şimdi bir hayal kurmanızı istiyorum:
Yağmur’a Zeyl Bir Damla
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1459
Yağmur’u ve şairi Nurullah Genç’i yâd ederek…
Vâredenin adıyla insanlığa inen Nûr’dan bir bâd-ı sabâ dokundu gönül iklimime… Bir “Yağmur” indi kalbimin semavî tepelerine…
Nûr’dan ve Yağmur’dan sonra, damlalara dokunan bir kalem olsaydım dünya sayfasında… İçimden geçen can ipliğinin karasıyla yazsaydım bu ilâhî aşkı…
Çek Ellerini Gökyüzünden Gül(e)can...
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1255
Vakit kaçtır tam olarak bilmiyorum…Sadece diz çöktüm alfabenin önüne..
Ben nakkaş, sen motif…
Seni bana yâr eyledim gül(e)can…
Çek ellerini gökyüzünden..
Bulutların sırtındaki yükleri omuzlarına boşaltmasına izin ver.
Kirpiklerinle örtme bulutları..
Özür dilemek ayrıcalıktır
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1363
Bana yazarak, kendini çok günahkâr görüp, artık varlığından utandığını, Rabbinin karşısına çıkmayı da iki yüzlülük gibi gördüğünü söyleyen kardeşlerim var. Bu kardeşlerimi ümide davet ediyorum;Allah’ın rahmetinden umut kesmemeleri gerektiğini hatırlatıyorum.
Unutmayın ki, bu konuda kimse kimseden daha aşağıda ya da yukarıda değildir. Defterlerimiz açılmadan “iyi” ya da “kötü” olduğumuza karar veremeyiz.
Sen hiç gelincik gördün mü?
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1327
Bir gelincik tarlasına benzeyen gülüşü gizem
bırak da öpeyim yalnızlığını
Sen hiç gelincik gördün mü?
Bir kere yapraklarına tutayım dedim, eriyip kaldı ellerimde.
O zaman ağlamadığıma ağlarım şimdi.
Saklandığım türkülere söylediğim şiirler vardı. Alıp götürsünler diye sesimi sana verdim.
Temel Yazıcı Çeşitleri Hakkında Bilgi (Nokta vuruşlu, Mürekkep Püskürtmeli Lazer)
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 7964
Temel Yazıcı Modelleri.
Yazıcı (Printer)
Yazıcılar, bilgisayar ortamında üretilen şekil, grafik ve yazıların kağıda aktarılmasını sağlayan araçlardır. Her yazıcı, kendine özgü bir mikroişlemci ve sınırlı sayıda karakter depolamasına olanak sağlayan bir tampon bellek taşır. Yazıcıların sınıflandırılmasında temel ölçüt, karakterlerin basımında kullanılan teknolojik farklılıktır.
Devamını oku: Temel Yazıcı Çeşitleri Hakkında Bilgi (Nokta vuruşlu, Mürekkep Püskürtmeli Lazer)
Kabuk
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1385
(..can, bir kuşun kanadında)
Yar; yaramdır!..
*
Ne çiçeklerle, ne duvarlarla, ne dağlarla, ne de bulutlarla konuşmak değil bana göre...
Ben, yârimle konuşurum...
Yar; bir yaradır bende!..
*
Yarsalar içimi; yarlar açılır yool yol, toprağımda...
Yarısı kan, yarısı candır bedenimin; kan yerdedir işte, can; yeşil bir kuşun kanadında!..
Yüreklere Dönüş Projesi
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1046
Önce gözleri çalındı Yüreklerimiz görmedi; gözlerimiz gördü görebildiğince, ne kadar görebilirse, ne kadar kapsarsa dünyayı, anlamı ve hayatı; ya eksik, ya hatalıSesleri işitemez oldu yüreklerimiz, kulakları çalınınca Bulanıklaştı her şey Sesler, sözler, şarkılar, hışırtılar, haykırışlar birbirine karıştı Anlam kayboldu sözün üzerinden
Bizim baharımız toprak kokardı
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1092
Kış, kirli beyaz elbisesini toplayarak, kirlendiği sokaktan, kuşattığı şehirden ve istila ettiği dağlardan çekildi. Sadece, soğuk nefesinden seher yelinde bir serinlik kaldı. Değil mi ki kış şehirde zaten davetsiz bir misafir gibiydi. Apartmanlarda adeta mahpus olan çocuklar henüz uyumamışlarsa, gece yağan kar’ı pencere kenarından sokak lambasının loş ışığında daraltılmış bir muhayyile ile seyredip, akabinde beyaz rüyalara yatıyor ve sabah kartopu oynamak için sokağa çıktığında ise o hayalin ‘belediye kepçesiyle’ süpürüldüğüne şahit oluyordu…
Göksancı’m
- Ayrıntılar
- Kategori: Has kalem
- Gösterim: 1312
baharda aşk sakin esen rüzgâr gibi
doldurur kendini çığlıklara
aya düşer sancısı
gök yorgun
elim zaman
zamana vurulur.
dilimde bir şarkıdan nakarat tecessüsleri kalbime kor aşklar salarken bilemedim yangının rengine vefa kelebekleri konacağını.