araf suresi 114. Ayet

1 . 2 . 3 . 4 . 5 . 6 . 7 . 8 . 9 . 10 . 11 . 12 . 13 . 14 . 15 . 16 . 17 . 18 . 19 . 20 . 21 . 22 . 23 . 24 . 25 . 26 . 27 . 28 . 29 . 30 . 31 . 32 . 33 . 34 . 35 . 36 . 37 . 38 . 39 . 40 . 41 . 42 . 43 . 44 . 45 . 46 . 47 . 48 . 49 . 50 . 51 . 52 . 53 . 54 . 55 . 56 . 57 . 58 . 59 . 60 . 61 . 62 . 63 . 64 . 65 . 66 . 67 . 68 . 69 . 70 . 71 . 72 . 73 . 74 . 75 . 76 . 77 . 78 . 79 . 80 . 81 . 82 . 83 . 84 . 85 . 86 . 87 . 88 . 89 . 90 . 91 . 92 . 93 . 94 . 95 . 96 . 97 . 98 . 99 . 100 . 101 . 102 . 103 . 104 . 105 . 106 . 107 . 108 . 109 . 110 . 111 . 112 . 113 . 114 . 115 . 116 . 117 . 118 . 119 . 120 . 121 . 122 . 123 . 124 . 125 . 126 . 127 . 128 . 129 . 130 . 131 . 132 . 133 . 134 . 135 . 136 . 137 . 138 . 139 . 140 . 141 . 142 . 143 . 144 . 145 . 146 . 147 . 148 . 149 . 150 . 151 . 152 . 153 . 154 . 155 . 156 . 157 . 158 . 159 . 160 . 161 . 162 . 163 . 164 . 165 . 166 . 167 . 168 . 169 . 170 . 171 . 172 . 173 . 174 . 175 . 176 . 177 . 178 . 179 . 180 . 181 . 182 . 183 . 184 . 185 . 186 . 187 . 188 . 189 . 190 . 191 . 192 . 193 . 194 . 195 . 196 . 197 . 198 . 199 . 200 . 201 . 202 . 203 . 204 . 205 . 206


قَالَ نَعَمْ وَإَنَّكُمْ لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ

Kâle ne’am ve innekum le minel mukarrebîn(mukarrebîne).


kâle: dedi
ne'am: evet
ve inne-kum: ve muhakkak siz
le: elbette
min el mukarrebîne: en yakın olan kimselerden


Hasan Basri Çantay
(Fir'avn): «Var ya, dedi, hem siz (benim) en yakınlar (ım) dan da olacaksınız muhakkak».

Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Evet. Ve şüphe yok siz (o zaman) en yakınlardansınızdır.»

Elmalılı Hamdi Yazır
Evet, dedi: Hem o vakit siz elbette gözdelerdensiniz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)
«Evet, o zaman siz elbette gözdelerden olacaksınız.» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Evet» dedi (Firavun), «Üstelik o zaman benim yakınlarımdan olacaksınız.»

Diyanet İşleri (eski)
Firavun, 'Evet, yenerseniz gözdelerden olacaksınız' dedi.

Diyanet İşleri
Firavun, “Evet. Üstelik siz (ücretle de kalmayacaksınız) mutlaka benim en yakınlarımdan olacaksınız” dedi.

Diyanet Vakfi
(Firavun): Evet hem de siz mutlaka yakınlarımdan olacaksınız, dedi.

Celal Yıldırım
O da, evet ve hem de (bana) yakınlardan olursunuz, dedi.

Suat Yıldırım
Firavun: "Elbette! Üstelik siz benim gözdelerimden olacaksınız!" dedi.

Ali Fikri Yavuz
Firavun: “- Evet, şüphesiz ki, siz yakınlarımdan olacaksınız.” dedi.

İbni Kesir
Evet, hem siz muhakkak gözdeler olacaksınız, dedi.

Abdulbaki Gölpınarlı
Evet dedi Firavun ve siz, mutlaka yakınlarımdan olacaksınız.

Adem Uğur
(Firavun): Evet hem de siz mutlaka yakınlarımdan olacaksınız, dedi.

Ali Bulaç
"Evet" dedi. "(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız."

Bekir Sadak
Firavun, «Evet, yenerseniz gozdelerden olacaksiniz» dedi.

Fizilal-il Kuran
Firavun: «Evet, yakın adamlarım arasına gireceksiniz» dedi.

Gültekin Onan
"Evet" dedi. "(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız."

Muhammed Esed
(Firavun): "Elbette" diye karşılık verdi, "üstelik, o zaman gözdelerimizin arasına katılmış olacaksınız."

Şaban Piriş
-Evet, elbette siz benim yakınlarım olacaksınız, dedi.

Tefhim-ul Kuran
«Evet» dedi. «(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan da olacaksınız.»

Ümit Şimşek
Firavun 'Evet,' dedi. 'Üstelik yakınlarımdan olursunuz.'

Süleyman Ateş
(Fir'avn): "Evet, dedi, hem de siz (benim) yakınlar(ım)dan(olacak)sınız!"

Yaşar Nuri Öztürk
"Evet, dedi, ayrıca siz benim en yakınlarımdan olacaksınız."

Edip Yüksel
'Evet,' dedi, 'Siz benim yakın çevreme de girersiniz.'