araf suresi 21. Ayet

1 . 2 . 3 . 4 . 5 . 6 . 7 . 8 . 9 . 10 . 11 . 12 . 13 . 14 . 15 . 16 . 17 . 18 . 19 . 20 . 21 . 22 . 23 . 24 . 25 . 26 . 27 . 28 . 29 . 30 . 31 . 32 . 33 . 34 . 35 . 36 . 37 . 38 . 39 . 40 . 41 . 42 . 43 . 44 . 45 . 46 . 47 . 48 . 49 . 50 . 51 . 52 . 53 . 54 . 55 . 56 . 57 . 58 . 59 . 60 . 61 . 62 . 63 . 64 . 65 . 66 . 67 . 68 . 69 . 70 . 71 . 72 . 73 . 74 . 75 . 76 . 77 . 78 . 79 . 80 . 81 . 82 . 83 . 84 . 85 . 86 . 87 . 88 . 89 . 90 . 91 . 92 . 93 . 94 . 95 . 96 . 97 . 98 . 99 . 100 . 101 . 102 . 103 . 104 . 105 . 106 . 107 . 108 . 109 . 110 . 111 . 112 . 113 . 114 . 115 . 116 . 117 . 118 . 119 . 120 . 121 . 122 . 123 . 124 . 125 . 126 . 127 . 128 . 129 . 130 . 131 . 132 . 133 . 134 . 135 . 136 . 137 . 138 . 139 . 140 . 141 . 142 . 143 . 144 . 145 . 146 . 147 . 148 . 149 . 150 . 151 . 152 . 153 . 154 . 155 . 156 . 157 . 158 . 159 . 160 . 161 . 162 . 163 . 164 . 165 . 166 . 167 . 168 . 169 . 170 . 171 . 172 . 173 . 174 . 175 . 176 . 177 . 178 . 179 . 180 . 181 . 182 . 183 . 184 . 185 . 186 . 187 . 188 . 189 . 190 . 191 . 192 . 193 . 194 . 195 . 196 . 197 . 198 . 199 . 200 . 201 . 202 . 203 . 204 . 205 . 206


وَقَاسَمَهُمَا إِنِّي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِحِينَ

Ve kâsemehumâ innî lekumâ le minen nâsıhîn(nâsıhîne).


ve: ve
kâseme-humâ: ikisine yemin etti
innî: muhakkak ki ben
leku-mâ: gerçekten sizin ikinize
le min en nâsıhîne: mutlaka nasihat (öğüt) edenlerdenim


Hasan Basri Çantay
Bir de onlara: «Şübhesiz ki ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim» diye yemîn etdi.

Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlara, «Ben muhakkak sizin için elbette hayırhâh olanlardanım.» diye yemin etti.

Elmalılı Hamdi Yazır
Ve her halde ben sizin hayrınızı istiyenlerdenim diye ikisine de yemin etti

Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve: «Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim.» diye ikisine de yemin etti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ve onlara: «Elbette ben size öğüt verenlerdenim.» diye de yemin etti.

Diyanet İşleri (eski)
'Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim' diye ikisine yemin etti.

Diyanet İşleri
“Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.

Diyanet Vakfi
Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.

Celal Yıldırım
Ve «herhalde ben size öğüt verenlerdenim» diyerek onlara yemin etti.

Suat Yıldırım
(20-21) Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: "Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir" diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti.

Ali Fikri Yavuz
Bir de onlara: “-Muhakkak ki, ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim”, diye yemin etti.

İbni Kesir
Ve; doğrusu ben size öğüt verenlerdenim, diye ikisine yemin etti.

Abdulbaki Gölpınarlı
Ve yemin ederek şüphe yok ki dedi, ben size öğüt verenlerdenim.

Adem Uğur
Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.

Ali Bulaç
Ve: "Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.

Bekir Sadak
«Dogrusu ben size ogut verenlerdenim» diye ikisine yemin etti.

Fizilal-il Kuran
Onlara 'Ben gerçekten sizin iyiliğinizi istiyorum' diye yemin etti.

Gültekin Onan
Ve: "Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.

Muhammed Esed
Ve onlara: "Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyen biriyim" diye de and verdi.

Şaban Piriş
Ben sizin, iyiliğinizi isteyen, size öğüt verenlerdenim, diye onlara yemin etti.

Tefhim-ul Kuran
Ve: «Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim» diye yemin de etti.

Ümit Şimşek
Sonra da 'Ben sizin iyiliğiniz için öğüt veriyorum' diye yemin etti.

Süleyman Ateş
Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.

Yaşar Nuri Öztürk
Ve onlara, "ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.

Edip Yüksel
Kendilerine yemin de etti: 'Ben size öğüt veriyorum.'