kamer suresi 29. Ayet

1 . 2 . 3 . 4 . 5 . 6 . 7 . 8 . 9 . 10 . 11 . 12 . 13 . 14 . 15 . 16 . 17 . 18 . 19 . 20 . 21 . 22 . 23 . 24 . 25 . 26 . 27 . 28 . 29 . 30 . 31 . 32 . 33 . 34 . 35 . 36 . 37 . 38 . 39 . 40 . 41 . 42 . 43 . 44 . 45 . 46 . 47 . 48 . 49 . 50 . 51 . 52 . 53 . 54 . 55


فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَى فَعَقَرَ

Fe nâdev sâhıbehum fe teâtâ fe akar(akare).


fe: bir süre sonra
nâdev: çağırdılar
sâhibe-hum: arkadaşlarını
fe teâtâ: bunun üzerine o ileri atıldı
fe akare: sonra da (onu) kesti.


Hasan Basri Çantay
Binnetîce, arkadaşlarını çağırdılar. O da (kılıca) sarılarak (deveyi) kesdi.

Ömer Nasuhi Bilmen
(28-29) Ve onlara haber ver ki, «Muhakkak su, onların aralarında taksimlidir. Her bir içiş için (nöbetinde sahibi) hazır bulunmuş olacaktır.» Artık arkadaşlarını çağırdılar. O da alacağını aldı da (deveyi) sihirleyip öldürdü.

Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine sahiblerine bağırdılar o da silâha sarıldı da ayaklarını çırptı

Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar, o da silaha sarıldı ve ayaklarını çırptı (biçti).

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bunun üzerine arkadaşlarına bağırdılar. O da (bıçağı) çekerek (deveyi) kesti.

Diyanet İşleri (eski)
Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.

Diyanet İşleri
Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.

Diyanet Vakfi
Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür'et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.

Celal Yıldırım
Bu uyarıya rağmen (bir azgın gözü dönmüşe) arkadaşları seslendiler ; o da silahını kullanarak deveyi düşürüp kesti!

Suat Yıldırım
Onlar en yakın arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çıkarıp deveyi kesti.

Ali Fikri Yavuz
(Salih Peygamberin kavmi bir müddet nöbetleşe bu emre uyduktan sonra), nihayet (Kudar İbni Salif adındaki) arkadaşlarını çağırdılar. O da kılıca sarılarak deveyi kesti.

İbni Kesir
Arkadaşlarını çağırdılar, o da sarılarak onu kesti.

Abdulbaki Gölpınarlı
Derken arkadaşlarına seslendiler, derken kılıcını çekti de devenin ayaklarını kesti, öldürdü.

Adem Uğur
Arkadaşlarını çağırdılar, o da (bundan cür'et alarak) kılıcını kaptı ve deveyi kesti.

Ali Bulaç
Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi.'

Bekir Sadak
Ama bir arkadaslarini cagirdilar, o da kilicini alarak deveyi kesti.

Fizilal-il Kuran
Ama onlar bir arkadaşlarını çağırdılar. O da kılıcını çekerek hayvanı cansız yere serdi.

Gültekin Onan
Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi'.

Muhammed Esed
Ama onlar (en yakın) adamlarını çağırdılar; o (gelir gelmez kötü bir işe) kalkıştı ve (hayvanı) vahşice boğazladı.

Şaban Piriş
Arkadaşlarını çağırdılar, o da elini uzatıp deveyi vahşice boğazladı.

Tefhim-ul Kuran
Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi.'

Ümit Şimşek
Onlar arkadaşlarını çağırdılar; o da bıçağını çekip deveyi kesti.

Süleyman Ateş
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çekip (deveyi) kesti.

Yaşar Nuri Öztürk
Arkadaşlarını çağırdılar, o da hançerini kapıp deveyi boğazladı.

Edip Yüksel
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da çekip (deveyi) kesti.